reklam
reklam

Dil şiddeti...

Köşe Yazarı: SONNUR ADA   Eklenme Tarihi: 7 Haziran 2023, Çarşamba - 23:04   Okunma Sayısı: 98757

Dur, sen bilmezsin! Birlikte bakalım.

kendi başına karar vermen için daha bir fırın ekmek yemelisin!

Oğlum beni bekle, düşersin!

Sen daha ayakkabını bağlayamıyorsun!

Yapamadığını illa ben mi söylemeliyim!

kimin ne olduğunu benden daha mı iyi bileceksin! ne demek konuşmak istedim!
Sanki kendini doğru ifade ediyorsun!
Hayır ben söylerim ne zaman olacağını!

Giyme dedim o tişörtü, bak hemen kiri gösterdi! Üzerseniz gelemezsiniz bi daha buraya!

Ünlemler artıyor, park ve çay bahçesi karışık bir alan, tahminen 5 ve 8 yaşlarında iki çocuk ve bir ebeveyn.

Bu çocuklar, onlara bakan ve yanlarında güvende olduklarını düşündükleri yetişkin tarafından uğradıkları dil şiddetine direnmeye çalışıyor.

5 yaşındaki çocuk kaymak istedi, anne “beni bekle, düşersin” dedi. Abi, “ben tutarım kardeşimi” dedi. Anne hiç tereddüt etmeden, “sen daha ayakkabını düzgün bağlayamıyorsun” dedi

Çocuk oradan uzaklaştı.

Anne yerinden doğrulurken gelen telefonla tekrar oturdu. küçük kardeş abisinin yanına gitti, birlikte kay- dırağa yöneldiler.

kardeşine merdivenlerden tutunarak çıkması gerek- tiğini anlattı. Döndü, kaydırağın ön tarafında kardeşinin sırası gelince, ben seni tutuyorum hadi diye seslendi, çocuk güvenle abisinin cümlesinin arkasından kendini bıraktı.

kendi beceri ve özgüvenlerinin deneyimlerini yaşa- maya çalışıyor bu çocuklar, diğer pek çokları gibi.

Yaklaşım dilimizdeki yanlışlıklar, ezber ve sığlık çocuklarımıza dil şiddeti olarak yansıyor.

Ergenliğe gelen çocuklarımızla baş edemediğimizde yaşadığımız sorunlar, onlara karşı kullandığımızın dilin sonucudur.

Bilelim istedim.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam