reklam
reklam

Geçmişi onarmak mı anlamak mı?

Köşe Yazarı: SONNUR ADA   Eklenme Tarihi: 13 Eylül 2020, Pazar - 13:29   Okunma Sayısı: 58654

Geçmişi tamir etmek için çok zaman kaybettim, onaracağım  bir şey olmadığını da yeni yeni anladım.

Öfkemin ardımda bıraktığım hatalarımdan beslendiğini, bugünümü fütursuzca zapt ettiğini görebildiğimde ise elimde anlamsızca ödediğim bedellerle kaldım. Ondan sonrası uyanıştı…

Artık farkındayım.
Geçmişi tamir edeceğim diye yaşadığım zamanı inşa edemedim. Bugünümü erteledim.

38 yaşındayım, daha düne kadar üniversiteden mezun olduğum dönemden sonraya gidip geliyordum. Değerlendiremediğim fırsatlar, umarsız aldığım kararlar, edindiğim olumsuz alışkanlıklar...

Değerlendiremedim dediğim geçmiş fırsatları yakalayacağım diye önüme gelen fırsatları da kaçırdım. 
Düşünmeden aldığım kararlara hayıflanırken karar alma becerimi geliştirmek yerine korkar oldum. Çevremden yardım istedim sürekli. Kendime şans tanımadım; dolayısıyla sorumluluklarımı da erteledim.

Geçmişte yaşamanın yarattığı depresif ve yargılayıcı halim, yaşamımın diğer alanlarında kurduğum ilişkilere de yansıdı.

Sizin her zaman söylediğiniz gibi, “kendimize nasıl davranıyorsak,çevremize de öyle davranıyoruz”. 
Bu benim durumuma çok uyuyordu gerçekten. Yıllardır kendimi yargılama halim ve negatif tutumum en yakınlarımda da bıkkınlık yarattı.  

Kabullenme doğru bir sözcük olur mu, bilmiyorum. Kabullenmenin verdiği rahatlamaya geçtim artık .23 yaşından 30 yaşına kadar geçen yedi yılımla kavga etmekten kendime yabancı oldum.

Geçmişimizle duygu bağı kurmak ile akıl bağı kurmak arasında farkı anlatan yazınız beni çok etkilemişti.

Kurduğum bağ duygu bağı idi ve ben tamir etmekle uğraştım. Yaşadıklarımdan öğrendiklerim ne sorusunu sorduğumda, kendime verebileceğim olumlu cevapların olduğunu fark ettim.

Bunu keşfetmek bile iyi geldi bana. 
23 yaşında attığım adımları suçlayarak değil anlayarak değerlendirdiğimde 28 yaşındaki halime objektif  bakabiliyorum artık. 

Geçmişin bugünümüz ve geleceğimizdeki yeri, edindiğimiz deneyimleri akıl süzgecinden geçirerek hayatımızla ilgili olası sorularda cevap bulmak için kullanmak olmalı; haklısınız.

Kendimi artık rüzgara karşı inatla nereye gittiğini bilmeden yürüyen biri olarak görmüyorum.
Rüzgar arkamda ve bugünü yaşarken geleceğime öngörüyle bakabiliyorum.

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam