reklam
reklam

Adalet Bakanı Bozdağ: Vicdanlarını ve akıllarını kiraya verenler, asla hakim ve savcı vasfını özde taşıyamazlar

Eklenme Tarihi: 16 Haziran 2022, Perşembe - 22:32   Okunma Sayısı: 49872
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, "Vicdanlarını ve akıllarını kiraya verenler cübbeleri hakim ve savcı cübbesi de olsa asla hakim ve savcı vasfını özde taşıyamazlar." dedi.

Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, Hakimler ve Savcılar Kurulu (HSK) Konferans Salonu'nda düzenlenen "Avukatlık Mesleğinden Geçen 10. Dönem Hakim ve Cumhuriyet Savcıları Kura Töreni"ndeki konuşmasına, adaylık sürecini başarıyla tamamlayan hakim ve savcıları tebrik ederek başladı.

Yüce bir değer olan adalete hizmet eden hakim ve savcılara sahip olunan vasıfların yol göstereceğini söyleyen Bozdağ, güvenirlik, eminlik, cesaret, dürüstlük ile Anayasa ve yasalara sadakatin yüksek olması gerektiğini vurguladı.

Kura çekeceklere "Eksiklerinizi tamamlamaktan, sormaktan çekinmeyin." diye seslenen Bakan Bozdağ, adaletin savcının ya da hakimin ihsanı olmadığını belirtti.

Adaletli hükmetmenin dinin, medeniyetin ve kültürün ortak emri olduğuna işaret eden Bozdağ, "Emirlere uyanlar eğer adalet dağıtırken ikramda bulunduğunu, ihsan yaptığını düşünüyorsa o asla adil bir hakim de adil bir savcı da olamaz." dedi.

Takdir hakkının nasıl kullanılacağının Anayasa'da net bir şekilde tarif edildiğini belirten Bozdağ, takdir hakkının "keyfilik hakkı" olmadığına dikkati çekti. Bekir Bozdağ, "Eğer biz takdir hakkını keyfimize göre kullanırsak o zaman hakim de olsak savcı da olsak verdiğimiz karar adalete, hakka, hakkaniyete değil, sadece zulme hizmet eder." değerlendirmesinde bulundu.

"Bütün bağlılıkları vicdanımız da aklımız da reddetmelidir"

Dosyaya, delillere bakılarak, Anayasa'ya, kanuna, hukuka bağlı vicdanla karar verilmesi gerektiğini dile getiren Bakan Bozdağ, şöyle devam etti:

"Eğer vicdan, Anayasa, yasa ve hukukla bağlı olmazsa o zaman değişik meşreplere, konjonktüre, ideolojilere, çok kötü şeylere bağlı olabilir. Değişik fırtınaların tesirinde olan bir vicdandan kimse adalet beklemez. Vicdanımızın sadece hür olması yetmez, Anayasa, hukuk ve kanunla bağlı olması şarttır. Vicdanlarını ve akıllarını kiraya verenler cübbeleri hakim ve savcı cübbesi de olsa asla hakim ve savcı vasfını özde taşıyamazlar. Vicdanınız sizin gibi hür olsun, aklınız hür olsun, hiçbir ideolojinin, hiçbir şeyin emrine vicdanınızı ve aklınızı tahsis etmeyin. Aksi takdirde hürriyetinizi kaybedersiniz. Bizim vicdanımızın bağlı olduğu yer Anayasa, yasa ve hukuka sadakat ve ona bağlılıkla hareket etmektir. Onun dışındaki bütün bağlılıkları bizim vicdanımız da aklımız da reddetmelidir."

Fetullahçı Terör Örgütü nedeniyle Türkiye'nin, yargının ve milletin ağır bedeller ödediğini hatırlatan Bozdağ, yeni bedeller ödetilmesine izin vermemenin hakim ve savcıların asli vazifeleri arasında yer aldığının altını çizdi.

Herkesin bir dünya görüşü, başka görüşleri bulunduğunu ifade eden Bozdağ, esas bağımsızlığın ait olunan görüşlere, bakışlara karşı da akılla hareket edip, yasalara sadakatten ayrılmadan dimdik durabilmek olduğunu söyledi.

Bakan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Davanın taraflarından biri güçlü, biri zayıf veya biri bilinir, biri bilinmez, taraflara bakarak pozisyon alırsak, o zaman biz adaleti ayakta tutan değil, zulme su veren hakim ve savcı oluruz. Buna asla izin vermeyin. Eğer bir hakim ve savcının huzurunda yargılama sırasında ya da odasında güçlülerle zayıflar eşit muamele görmüyorsa, eğer zayıflar sizin adaletinizden ümitsizliğe düşmüş ise eğer güçlüler de sizden taraftarlık ummaya başlamışsa orada hakim, savcı, adalet firar etmiş demektir, yok demektir. Buna izin vermeyin, güçlüler sizden taraftarlık beklemesin, zayıflar sizin adaletinizden ümitsizliğe düşmesin, herkes sizin huzurunuzda, yargılama sırasında da odanıza ziyarete geldiğinde de eşit olsun."

"Gelen vatandaşı dinlemek sizi taraf yapmaz"

"Birisi 'Görüşme kabul edilmez' diye kapının duvarına, 'Avukatla görüşme yapılmaz' diye bir meslektaş yazı asmış. Bu abartının alasıdır." diyen Bozdağ, hakim ve savcıya, ümitsizliğe düşenin imdadına koşacak diyerek baktığını söyledi.

Hakim ve savcıya gelen vatandaşın, adalete, adaletin kapısına geldiğini düşündüğüne işaret eden Bozdağ, "Gelen vatandaşı dinlemek sizi taraf yapmaz, sizin tarafsızlığınıza gölge düşürmez." dedi.

Kapılarını adalet talep edenlere, kulaklarını adalet talep edenlerin sesine kapatanların ve adalet talep edenlerle göz göze gelmekten korkanların, "Yargının bağımsızlığını, tarafsızlığını koruyacağım" derken yargıya en büyük kötülüğü yaptığını söyleyen Bozdağ, "Haksızlığa uğradım diyeni, makamınıza geldiğinde dinlemeye hazır olun, dinleyin çekinmeyin." ifadesini kullandı.

Deliller toplanmadan iddianame düzenlendiğinde ve bu iddianamenin de mahkemece kabul edildiğinde işin içinden çıkılamayacağını vurgulayan Bozdağ, emniyet mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda bu konuyu anlattığını ifade etti.

Bekir Bozdağ, "Eğer bir dosyada, savcının huzuruna gelen dosyada eksik evrak varsa, getirenin önüne dosyayı koyacaksınız. 'Şunları, şunları tamamla, dosyayı bana öyle getir'. Hakimsiniz, mahkeme başkanısınız, önünüze bir iddianame geldi, baktınız, gördünüz eksik, hiç gözünün yaşına bakmayın iade edin. Tamamlasın getirsin, o zaman iki duruşmada işiniz biter. Hakim veya mahkeme reisi, savcının yapması gerekenleri yapmaya yargılama sırasında başlarsa o mahkeme bitmez." diye konuştu.

İstanbul'da kadına şiddet uygulayan bir kişinin önce serbest bırakıldığını daha sonra görüntülerin orta çıkması üzerine tutuklandığını aktaran Bozdağ, ilk kararı veren savcının, hakimin ciddi eleştiriler aldığını belirtti. Bekir Bozdağ, şöyle devam etti:

"Ne yapmak lazımdı? Halbuki şunu yapsaydı, kolluk getirdi dosyayı önüne, dese ki 'Görüntü var mı dosyada? Fotoğraf var mı? MOBESE kayıtları var mı? İş yerinin güvenlik kayıtları var mı? Komşu binalarda kayıtlar var mı, üçüncü şahısların elinde çekim var mı? Parmak izi veya silah veya başka başka şeyler var mı? Bak, getir, tamamla getir'. Tamamlayıp getirince sizden iyi savcı olmaz. Hakim de rahat eder, mahkeme de rahat eder, işler hızlı biter. Ama dosya eksik getirilip, 'Ben bir açayım da mahkeme karar versin' dediğinizde çok büyük haksızlıklara vesile olmuş olursunuz. O yüzden hakimlerimize de buradan sesleniyorum, iddianamenin iadesi müessesesini lütfen sağlıklı uygulayın. Yargılamayı hızlandıracak, adaleti zamanında tecelli ettirecek en önemli unsurlardan bir tanesi bu. Yargıtayımızın da burada iddianamenin iadesi müessesesini ciddi bir şekilde inceleyip bunu işletmeyen ve mahkemesini savcılık gibi çalıştıranlarla ilgili bozma kararı vermesi, bu müessesenin yerleşmesi için şarttır. Bunun üzerinde özenle durmak icap eder."

"Hak ve adalete olan güvende büyük kayıp yaşanmaktadır"

Sosyal medya mahkemelerinin ortaya çıktığına işaret eden Bozdağ, sosyal medya savcılarının, sosyal medya hakimlerinin görev yaptığını dile getirdi. Bekir Bozdağ, "O zaman biz niye varız?" sorusunu yöneltti.

Dosyanın delillerinin toplanmasının, diğer iş ve işlemlerinin yapılmasının yargıda verilen kararların zamanında tecellisi için önemli olduğunu vurgulayan Bozdağ, aylarca işlem görmeyen dosyaların bulunduğuna dikkati çekti.

"Aylarca birisi dosyada işlem yapmıyorsa siz ona işlem yapacaksınız" diyen Bozdağ, bu konularda vatandaş şikayet edip HSK müfettiş gönderdiğinde "kıyametin koptuğunu" aktardı.

HSK'nin bu durumlarda kararlı şekilde disiplin işlemlerini uyguladığını ifade eden Bozdağ, "İşlem görmeyen dosyalar nedeniyle hak ve adalete olan güvende büyük bir kayıp yaşanmaktadır." görüşünü paylaştı.

Türkçe çağrısı

Hukuk mezunlarının, yargı görevi yapanların Türkçeyi en güzel kullananlar olması gerektiğini belirten Bozdağ, kararlarda doyurucu ve yeterli gerekçelerin yer alması gerektiğini vurguladı.

Bakan Bekir Bozdağ, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Hakimler ve savcılar kararları ile konuşur. Sizi anlatan en önemli metin, savcıysanız iddianameniz, verdiğiniz mütalaa, hakimseniz verdiğiniz karar ve bunun için yazdığınız gerekçelerdir. Ben hep söylüyorum, burada tekrar etmek isterim, binlerce sayfa iddianame düzenleniyorsa ortada bir sorun var demektir. Manas Destanı gibi iddianameler olur mu? İfadeleri kopyala, kes, yapıştır. Bir okuduğum zaman iddianameyi 10 yerde aynı ifadeyi kopyala, kes, yapıştır, olmaz bu. Bu işi bilenler diyor ki, 'Bu gerekçeli karar yazmayı bilmiyor'. Lütfen gerekçeli karar yazmak konusunda kendinizi iyi yetiştirin ve gerekçeli kararınızı okuyanlar sizin ne kadar iyi bir hakim veya savcı olduğunuza kanaat getirsinler. Sizin verdiğiniz kararın, kendi canını acıtsa dahi yerinde ve doğru bir karar olduğuna inansınlar. Bu sizi yüceltir. Türkçemizi çok iyi kullanalım. Yani Türkçenin lezzeti, sizin kararınızı okuyana geçmelidir."

"Hakim ve savcıların sosyal medya kullanımının milletin gözündeki saygınlığı zedeleyeceği" uyarısında bulunan Bozdağ, şunları kaydetti:

"Orada yazdıkları, çizdikleri, siyasi konular, başka başka konular. Ne kadar 'Tarafsızım' dese bile bir şey yazıyorsunuz, birisi rahatsız oluyor. Ben siyasetçi olmasam hiç sosyal medya falan kullanmam. Ben, hakim veya savcılarımıza kullanmayın demiyorum, ama lütfen dikkat edin. Mecbur değilseniz kullanmayın. 'Kullanacağım, ihtiyacım var' diyorsanız ona göre kullanın. Siyasi görüşlerinizi, olaylara bakışlarınızı... 'Bu siyasi görüşüm değil, bu konuda bakışım' doğru ama senin bakışın öyle, öbürü başka türlü bakıyor. Sizin o bakışınızdan da sizi herhangi bir siyasete ciro edebilirler. Onun için de mümkün mertebe bizim konuştuğumuz yerin kararlarımız olduğunu unutmadan konuşma ihtiyacımızı muhteşem karar gerekçeleri yazarak orada konuşalım, orada söyleyelim. Sosyal medya sizin için de büyük bir zarara, büyük bir sıkıntıya yol açabilir. Bu konuda hakim ve savcılarımızın özellikle dikkat etmelerini kendilerinden hassaten istirham ediyorum."

Yeni Danıştay üyelerine mazbataları takdim edildi

Bozdağ'ın konuşmasının ardından 95 hakim ve savcının ilk görev yerleri kurayla belirlendi.

Ayrıca Bakan Bozdağ, HSK Genel Kurulunca Danıştay üyeliklerine seçilen Levent Barış Tüfenkci, Kenan Balan ve Nurten Çolakoğlu'na mazbatalarını takdim etti.

Törene, HSK Başkanvekili ve İkinci Daire Başkanı Mehmet Akif Ekinci, Birinci Daire Başkanı Halil Koç ve HSK üyeleri katıldı.

Kaynak: AA
Editör: AA

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam