reklam
reklam

Gençlere ışık olmak ve eğitim fırsatı sağlamak bizlerin elinde … --- Layıkhan Özder

Eklenme Tarihi: 25 Mayıs 2023, Perşembe - 23:08   Okunma Sayısı: 51978
Bir eseri ortaya çıkarana kadar önce hayal etme ve kurgulama için çıkılan düşsel yolculuk ve sonrasında yavaş yavaş dilden kaleme dökülen kelimeler ile başlayan o ilk satır... Bir bebeği dünyaya getiren annenin ilk heyecanı gibidir adeta...

İSTANBUL- Yazı yazmak; okula başladığımız günlerde ürkek parmaklarımızla çizgiler çizerek başladığımız yolda, bize anlamsız gelen ama adına harf denen bir çok sembolü öğrenip sonra bunları bir araya getirip kelimeler ve cümleler kurduğumuz ve de bunların kağıt üzerinde kalem ile yaptığımız eğlenceli bir oyundur çocuk dünyamızda. İlk başlarda oyun olarak başlayan bu öğrenme eylemimiz bizim zamanla iletişim kaynağımız olacak ve yaşamımız boyunca çeşitli şekillerde kullanacağız.

Hayatımızın her anında okumak kadar yazı yazmak da yer almaktadır ve bu kişisel gelişimimiz için de gerekli bir eylemdir. Uzaktaki dostlara mektuplar, hasret ve özlem duyulan sevgiliye şiirler, kendi anılarımızı ölümsüzleştirmek istediğimizde anılar, biyografiler kaleme alırız. Bunlar amatörce yazılar olup bir de bazı eserler vardır ki ustaca kaleme alınmış öykü, hikaye ve roman gibi edebi eserlere dönüşmüştür. Bu tür eserleri yazan insanlara yazar denir ve onların her bir eseri kendilerinin birer evladı gibidir. Bir eseri ortaya çıkarana kadar önce hayal etme ve kurgulama için çıkılan düşsel yolculuk ve sonrasında yavaş yavaş dilden kaleme dökülen kelimeler ile başlayan o ilk satır... Bir bebeği dünyaya getiren annenin ilk heyecanı gibidir adeta...

İşte tam da böylesi özel duygular ile yazan ve kendisini tanımaktan mutlu olduğum ayrıca hemcinsim olduğu için gurur duyduğum değerli bir yazarımızı size tanıtmak istiyorum.

Sevgili Layıkhan Özder hanım ile bir röportajım oldu. Bunu size sunmaktan mutluluk duyuyorum ama röportajıma geçmeden önce kısaca kendisinden ve eserlerinden biraz bahsetmek istiyorum.

Layıkhan Özder Ankara’da doğdu. Bahçelievler Deneme Lisesinden mezun oldu. Ankara Üniversitesi Dil Tarih ve Coğrafya Fakültesi Yunan Dili ve Edebiyatı bölümünde bir yıl eğitim gördükten sonra alanını değiştirerek tercüman olmaya karar verdi. Goethe İnstitute sınavlarına aynı zamanda Kültür ve Turizm Bakanlığının açtığı dil yetenek sınavlarına katıldı. Böylelikle hem tercüman olma hakkını hem de Kültür Turizm Bakanlığından turist rehberi olma (kokart) hakkını elde etti.

Bunun yanı sıra, Açık Öğretim Fakültesi Ev Ekonomisi bölümünü tamamladı. Yazar, kendi aile şirketlerinde oturma grupları ve okul sıraları üzerine uzun yıllar idari biriminde görev yaptı. Ayrıca bu süreçte esas mesleğe olan tercümanlık mesleğini de icra etti. Emeklidir, evli ve bir kız annesidir.

Sevgili Layıkhan Özder hanımı şimdi bu içten röportajı ve kendi ifadeleri ile daha da yakından tanıyalım.

Hep merak etmişimdir, yazma olayı birden bire olan bir olay değildir fakat bir başlangıcı vardır bu sebeple size de sormak istiyorum.

* İlk defa ne zaman ''Ben yazar olacağım.'' dediniz?

Yazarlık yapacağım hiç aklımın ucundan geçmezdi. Ta ki önüme farklı bir boşanma davası gelene kadar. Evlat sahibi olamadıkları için ayrılan bu çiftin davası beni çok etkilemişti. Yıllarca verdikleri mücadelenin sonunda yollarını ayırmaya karar vermişlerdi. Evlat edinme konusunda aralarında anlaşmazlık çıkmış bu konuya dair kaynağa ulaşamadıklarından nasıl bir yol çizeceklerini bilmiyor, ilşkileri sırf bu sebepten dolayı yara almıştı. O yıllarda sıklıkla buna benzer davaların çevirisini yapardım..İşte o zaman bir şeyler yapmam gerektiğine karar verdim ve kendi deneyimlerimi kaleme alarak bu konuda farkındalık yaratmak için kolları sıvadım. Böylelikle çiftlere kaynağa ulaşmalarını sağlamış ve de çiftlere cesaret vermiş olacaktım. Aynı zamanda kitaptan elde edilen gelir ile ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlerin eğitimine katkı da sağlamış olacaktım. İlk kitabımı yazdıktan sonra, yazmak bende tutku haline geldi ve bunu sürdürmeye karar verdim.

* Kitaplarınızda kendinizden soyutlanmış karekterlerimi yoksa sizi yansıtan karekterlerini anlatmak daha anlamlı geliyor?

- Beni yansıtan karekterden ziyade daha çok sümen altı kalmış ve çok gündeme getirilmemiş, getirilmek istenmemiş karekterlerden oluşmalı hikayeler. Çünkü her kitap bilinmeyeni ortaya koymak ve dünyayı keşfetmek için vardır ve kesinlikle bana göre mesaj nitetlikli olmalıdır. Bu yüzdendir ki her hikayemde farklı konu işlemeyi tercih ediyorum ve gençlerimizin bundan ders çıkarmalarını istiyorum.

* Sizin hayal dünyanızın bu kadar genişlemesine sebep olan olaylar nelerdir?

- Benim hayal dünyamın bu kadar genişlemesine sebep, çok kitap okuyor olmamdır.

 

Yazarlarımızın mutlaka düşsel bağ kurdukları bir okur kitlesi vardır. Bu bağlamda hemen sormak istiyorum.

* Sizin de en çok hangi yaş grubunundan okuyucu kitleniz bulunmaktadir?

- Her türlü yaş grubuna hitap ettiğimi söyleyebilirim. Özellikle genç kızlarımıza örnek olması adına kaleme alıyorum kitaplarımı.

* Yaşamın içinde sizin düşsel yolculuğunuzu besleyen ve hayal dünyanızı genişleten ve de sizi en çok etkileyen duygu ve davranışlar nelerdir?

- Düşsel yolculuğumu besleyen ve hayal dünyamı genişleten yegane şey sanırım hayat tercübesi… Yılların sizden aldıkları ve kattıkları diyebilirim.. Bundan 20 ya da 30 yıl öncesi duyguları bu kadar yoğun ve  derin ne işleyebilir ne de yansıtabilirdim diye düşünüyorum. Zaman kavramı, yaşanmışlıklar, gördükleriniz, şahit olduğunuz, tüm bunlar bu anlamda çok etkili. İnsanı besleyen duygular işte bunlar.

 

Artık içinde bulunduğumuz çağ dijital...Teknolojik gelişme ile akıllı aletler kitapların yerlerini almaya başladılar. Yazılı basımlar da artık internet ortamında ve her an her yerde elimizin altında olduğu için zaten az olan okuma alışkanlıklarımızı daha da azalttı bana göre...

* Bilhassa oyunları, kitaplara tercih eden genç nesile, yeniden kitap okuma alışkanlığı kazandırmak için sizce neler yapılabilir?

- Dijital dünya kitaplara gölge olmamalı. Bunun olmasına izin vermemeliyiz. Bir kitabı okurken en güzel özellik, okurun kendi hayal dünyasında yarattığı alanı özgürce oluşturuyor ve kendisinden bir şeyler buluyor olması …İşte bu en değerli ve anlamlı olanı.

Benim ebeveynlere önerim, küçük yaşta çocuklarına mutlaka okuma alışkanlığını aşılamaları. Her ne kadar dijital dünya artık buna izin vermezse de ısrarla bunun üzerine gidilmesi…

ESERLERİ

* SANA GEÇ KALMADIM  2017 

Evlat edinme konusunda çocuk sahibi olamayan çiftlere ve tek ebeveynlere yol göstermek ve cesaret vermek amacıyla , çiftlerin kaynağa ulaşabilmeleri için yola çıktığını belirten yazar Layıkhan Özder, evlat edinme sürecinde yaşananları bu kitapta topladı.Bu kitabında aynı zamanda farkındalık yaratmayı hedefledi.

* ASLINDA BİTMEDİ 2019

ASLINDA BİTMEDİ’de kurgusal dünyanın kapılarını aralayarak çok farklı bir hikayeyi ele alarak yüzleşmenin önemine değinmiştir yazar. Gizem ve gerilim tarzı sevenler için değişik bir öykü.

* YÜREK AĞLARSA  2020

YÜREK AĞLARSA, gerçek hayat hikayesinden esinlenerek yazılmış bir hikayedir.. Hikayede, şiddete maruz kalmış, aşkta yanılgıya uğramış kadınlarımızı ( Mayra) ve aşkları yarım kalıp, kavuşamamışların (Erol amca) hayat hikayeleri ele alınmıştır. Genç kızlarımıza önemli bir mesaj verilmek amaçlanmıştır. Bu mesaj , ‘’Eğitimin ne denli önemli olduğu’’ mesajıdır.

* O ÇARŞAMBA  2021

‘’O ÇARŞAMA ‘’sezgisel dünya, altıncı his ve rüyalara dair bir hikayedir. Sezgileri sebebiyle Ursula’nın başına gelenlerden dolayı acı çeken ve yıllar sonra bununla yüzleşmek zorunda kalan Dilara’nın hikayesi. Gerçek hayat hikayesinden esinlenerek kaleme alınmıştır.

* MAHPUSUN GELİNİ  2022

Yazarlığından önce bir anne, bir kadın olarak bu vatanın evlatları ve kadınları için kendisini adeta bir eğitim neferi gibi yetiştirmiş olan ve de kalemini bu amaçla kullanmakta olan yazarımızın son eseri MAHPUSUN GELİNİ dir. Ülkemizin kanayan yarasına parmak basan bu eserde gerçek yaşamda binlerce örneğini gördüğümüz şiddet mağduru kadınlara dikkat çekerken zorda olan kadınların yanında olmak, onlara destek olabilmek hedeflenmiştir.

 

İçten, duygulu kalemi ve kelimeleriyle gençlerimizin hayatına dokunmayı amaç edinmiş olan yazarımız Layıkhan Özder, 2017 yılından beri sosyal sorumluluk projesi kapsamında ihtiyaç sahibi çocuk ve gençlerin eğitimi yararına yazmaktadır. Kaleme aldığı her bir kitabı, çeşitli sosyal konulardaki bilinç ve duyarlılıkla hazırlamıştır. Bu doğrultuda tüm eserleri toplumsal birer mesaj niteliğindedir.

Sağduyulu bir kadın yazar olarak şiddet mağduru hemcinslerinin çığlıklarına sessiz kalamayan ve onlara kulak verip hayat yolculuklarına eşlik etmek, toplumsal farkındalık yaratmak ve hayatta umudun her zaman var olduğunu hatırlatmak için kelimelerin gücünden yararlanıp onlara destek olmak konusunda el uzatmaya karar vermiştir. Yardımları, bu alanda destek veren ve emek harcayan Sinem Irgat aracılığıyla sağlamayı amaçlamıştır.

Kendisini tanımaktan mutluluk ve onur duyduğum sevgili yazarımız Sayın Layıkhan hanıma, duyarlı yaklaşımı ve güzel yüreği ile kaleme aldığı kitaplarına daha nicelerinin eklenmesi ve başarılarının daim olmasını dilerim.

Sizi severek takip eden bir okurunuz olarak bana ayırdığınız değerli vaktiniz ve bu içten röportaj için çok teşekkür ederim Layıkhan hanım, kaleminiz hiç durmasın, bol okuyucularınız olsun. Sevgiler.

Emine Kalyon AVCI

 

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: EMİNE KALYON AVCI

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam