reklam
reklam

Şehrin Nabzı

Köşe Yazarı: OSMAN ÇAKIR   Eklenme Tarihi: 20 Haziran 2024, Perşembe - 08:35   Okunma Sayısı: 17126

Gün doğumuyla birlikte şehir, uykusundan uyanır. 

 

İlk ışıklar gökyüzünü pembeye boyarken, caddeler yavaş yavaş canlanır. 

 

Sokakları dolduran insanlar, şehrin nabzını tutarcasına adımlarını hızlandırır. 

 

Her biri, bu devasa karmaşanın içinde kendi küçük hikâyesinin peşindedir.

 

Gökdelenler, gökyüzüne uzanan parmaklar gibi, sabahın ilk ışıklarını yansıtır. 

 

Pencerelerden süzülen ışıklar, içlerindeki hayatların sessiz tanığıdır. 

 

Her pencerenin ardında farklı bir dünya saklıdır; kimi sevinçlerin, kimi hüzünlerin, kimi ise umudun pençesindedir.

 

Kaldırımlarda yürüyen insanlar, adeta bir nehrin akışı gibi, birbirine karışır ve ayrılır. 

 

Çocuklar okul çantalarını sırtlarına yüklenmiş, yeni bir günün heyecanını taşır. 

 

İşe gitmek için acele edenler, ellerinde kahve kupalarıyla, şehrin ritmine ayak uydurur. 

 

Pazarcılar, tezgâhlarını kurarken, meyve ve sebzelerin renkleri şehre canlılık katarken, çiçeklerin kokusu rüzgâra karışır.

 

Ara sokaklarda, eski binaların arasından geçen rüzgâr, yılların hikâyelerini fısıldar. 

 

Tarihin izleri, duvarlardaki çatlaklarda, kaldırımlardaki taşlarda gizlidir. 

 

Eski bir kahvehanenin önünden geçerken, içeriden gelen kahve kokusu, geçmişin sıcak sohbetlerini hatırlatır. 

 

Yaşlı adamlar, fincanlarının buharında anılarını paylaşırken, gençler yeni maceraların peşindedir.

 

Akşam olduğunda, şehir yeniden başka bir kimliğe bürünür. Işıklar yanar, caddeler renklenir. 

 

Sokak lambalarının altındaki gölgeler, şehrin bir başka yüzünü ortaya çıkarır. 

 

Restoranlar dolup taşar, sokak sanatçıları melodileriyle geceyi renklendirir. 

 

Şehrin kalbi, gece de atmaya devam eder, hiç durmaksızın.

 

Şehir, yalnızca bir yer değil, yaşayan bir varlıktır. 

 

İnsanların umutları, hayalleri, sevinçleri ve kederleriyle beslenir. 

 

Her köşesinde farklı bir hikâye saklıdır ve bu hikâyeler, şehri oluşturan mozaik taşları gibidir. 

 

Şehrin sokaklarında yürüdükçe, bu hikâyelerin izini sürebilir, onun derinliklerinde kaybolabiliriz.

 

Şehir, sürekli değişir, evrilir. 

 

Eskiyle yeniyi, gelenekle moderni bir arada barındırır. 

 

Her gün yeni bir başlangıç, her gece yeni bir son demektir. 

 

Bu devasa yapının içinde, her birimiz küçük birer parça olur, şehrin büyük hikâyesine katkıda bulunuruz. 

 

Ve böylece, şehir, hepimizin ortak hayatını yansıtan bir aynaya dönüşür.

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam