reklam
reklam

İZ ARAYAN KEDİ

Köşe Yazarı: NEJLA BİLGİN   Eklenme Tarihi: 10 Haziran 2021, Perşembe - 16:29   Okunma Sayısı: 9891

O kendine özgü küçük aslangiller familyasından olan kuyruğu dik, sabit bakışlı küçük canlı. Kendisi kimi isterse seçme ve sevme özgürlüğüne sahip, canı isterse gelip dost olmak için yaklaşan özgür ruhlu varlık. Canı dost olmak istemezse evde kendini kaybedecek, saklanacak  pek çok mekan bulan, dostunu kendisi seçen güzel kedi.

Sürüngen ve böceklerden başka tüm canlılara biraz uzaktan bakan ve uzaktan seven bir yapıya sahibim. Sadece köpeklere karşı özel bir zaafım var ve hemen başını okşayıp, yanaklarını avuçlarımın arasına alıp, gözlerinin içine bakarak severim onları. Gözlerindeki ifadeden insanı anladığı ve iletişim kurduğu belli oluyor, birde o kuyruklarının sallanma şekline göre duygularını anlamak mümkün. Elbette birde muhteşem sesleri var, kızınca hırlayıp havlayan, sevinince daha farklı sesler çıkaran köpekler en sevdiğim canlı türünün biraz başında geliyor.

Konu kedi olunca durum biraz farklı. İlkokul öncesi yaşadığımız ev büyük ahşap, bahçeli bir evdi, bu sebeple kapıda kurt köpeği ve evde kedi vardı. Köpek ailece çok sevildiği için bakılıyordu, kedi ise ahşap ev sebebiyle avcılık için tutuluyordu. Malum ev büyük ve ahşap olunca tahta araları korunaklı değil. Böcek, fare vs. gibi istenmeyen canlılarda evinizde barınıyor, bu sebeple her evde kedi besleniyordu.

Ben kedi büyütmeye karar vermiştim, kendime ait kedim olacak ve asla fare avlamasına izin vermeyecektim. Büyük, amcanın eşinin çok güzel kedileri vardı ve rahmetli kedi sevdiği için bizim evde bir kedi varsa onda birkaç tane kedi olur ve yavruları olunca sahiplendirmeye çalışırdı. Bana farklı aralıklarla iki tane yavru kedi verdi. Renkleri muhteşem ve yumuşacık tüy yumağı gibiydi yavruların. Bu iki yavru kedi bizim bahçedeki köpeğin hışmına uğrayıp yaşamını kaybetti. Çok ağlamıştım ve bir daha da kedi sahibi olmayı düşünmedim. Halbuki her yıl güzel yavrular doğuyordu. Çocuk aklımla kediye sahip çıkamadığım için kendimi cezalandırmış olmalıyım.

Aradan çok uzun seneler geçti ve bir daha hiçbir kedinin başını bile okşamadım. Hatta o sabit bakışlı küçük canlılar bana biraz ürkütücü gelmeye bile başladı.
Dün gece Tarabya'da kedi seven ve kedileri olan arkadaşımın evinde yatılı kaldım. Evde üç tane güzel kedi olduğunu söylemişti. Birisi kar beyazı, diğeri de sarı renkli sarman, üçüncünün adı Çirkin imiş ben koca evde üçüncü kediyi görmedim. Çok ortalıkta olmaz ve evdeki Sarman kediden de hoşlanmazmış.

Gece arkadaşım bana uyuyacağım odayı gösterdi ve ağaç dallarının arasından gökyüzünü izleyerek uyumaya çalıştım. Bu sırada açık kapıdan içeriye sessizce süzülen, pat diye ayak ucuma yumuşak bir kütle kendini attı. Sıcaklığından ve duruş şeklinden kedi olduğunu tahmin ettim. Fakat kediden biraz ürktüğüm için hiç ayaklarımı kıpırdamadan durdum. Kedi ise resmen kedi yatağına yerleşir gibi ayak ucumda uyudu. Bende kedi ayak ucumdan baş ucuma gelir diye hiç kıpırdamadan bekledim.

Bir süre sonra kedi ayak ucumdaki uykusundan uyandı ve kuyruğunu simit gibi kıvırıp, battaniyenin üzerinden baş ucuma doğru yürümeye başladı. Ben hemen yatağın içinde oturdum, o anda Sarman kedi İle göz göze geldik. Sarman bana o kadar sabit ve gözlerimin içine dik, dik bakıyordu ki, sanki kedi bana saldıracak sandım.
Uzun süre göz göze bakıştık. Gözleri cam gibi sabit baktığı için ifadesizdi fakat  beni inceliyordu. Bir süre sonra kucağıma geldi ve başını ellerime sürdü, patisini uzattı. Ben tırnakları İle ellerimi tırmalar endişesi ile ilk önce ellerimi uzatmadım. Birkaç kez daha patisini bana doğru uzatınca kediye ayıp olmasın diye korkularımı yenip elimi uzattım. Birde ne göreyim tırnaklarını içeriye kapatmış ve avuçlarımdaki patisi kadife yumuşaklığındaydı. Sabaha kadar bazen ayak ucumda yattı, bazen başucuma gelip gözlerimin içine baktı, elini uzatıp, başını sevdirdi.

Sabah arkadaşım odama geldiği vakit Sarmanın benim yatağımın üzerinde bana gözlerini almadan bakışını görünce şaşırdı ve kedinin hayat öyküsünü anlattı.

Sarman sokakta bulunan, terk edilen bir kediymiş. İlk zamanlar açık pencereden içeri girip sadece uyuyup, uyanınca da gidermiş. Ev kedileri sokağa terk edilince sokakta uyuyamadığı için ev ararmış. Kış gelince kar yağınca da arkadaşım Sarmanı evde tutmuş ve evin üçüncü kedisi olmuş. Evdeki Çirkin isimli kedi Sonradan gelen Sarman kediye alışamamış ve onu hırpalamaya başlamış.  Sarman munis bir kediymiş.
Eve gelen her misafire dikkatli bakarmış fakat bugüne kadar  Sarman bana baktığı gibi hiçkimseye bakmamış.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam

sinop emlak sinop pansiyon sinop günlük kiralık daire sinop web tasarım güneş paneli güneş enerjisi güneşten elektrik üretme