reklam
reklam

TİSK Yönetim Kurulu: Yeni asgari ücrette dengeler gözetilmeli

Eklenme Tarihi: 22 Aralık 2019, Pazar - 22:43   Okunma Sayısı: 71922
TİSK Yönetim Kurulu, yeni asgari ücretin dengeler gözetilerek belirlenmesinden yana olduklarını bildirdi.

Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu (TİSK) Yönetim Kurulunca, AA muhabirine yapılan açıklamada, asgari ücrete son beş yılda dört kez enflasyonun üzerinde artış yapıldığına dikkat çekilerek, bu dönemde yüzde 74'lük TÜFE artışına karşın asgari ücrete yüzde 113 zam yapıldığı vurgulandı.

Geçen yılki yüzde 26'lık artışta işverenler olarak kendilerinin de katkı verdiği anımsatılan TİSK açıklamasında, şu ifadeler yer aldı:

"Ülkemizin bugün ulaştığı ekonomik değerde, işçinin de işverenin de çok büyük payı var. Çalışanların yaşam koşullarının da farkındayız. Gönül ister ki tüm ücretler yükselsin. Ancak, gerçekçi ve stratejik bakış açısı ile yeni yatırım çekmemiz için, yanı başımızdaki ülkelere yatırım kaptırmamak için, makul ve dengeli bir asgari ücretin tespit edilmesi elzem."

"Asgari ücret yatırım kararlarını etkileyen bir kriter"

Asgari ücretin başta istihdam olmak üzere birçok ekonomik göstergeyi etkilediğine dikkati çeken TİSK Yönetim Kurulunca şunlar kaydedildi:

"Yeni Ekonomik Program'ın hedeflerine ulaşmak, yeni yatırımlar çekmek, rekabet edilen ülkelere yatırım kaptırmamak, zor durumdaki sektörlerin üzerindeki baskıyı rahatlatmak için yeni asgari ücrette dengeler gözetilmeli. Mevcut ekonomik tablo, üretim, istihdam ve rekabet edebilirlik açısından vergisini düzenli ödeyen, çalışanın sigorta primini düzenli yatıran işletmelerin varlığını sürdürebilmesini gerekli kılıyor. Bu işletmeler yüzde 36’ya ulaşan kayıt dışılıkla da mücadele ediyor. Bu sebeple yeni asgari ücret, gerçekçi bir bakış açısıyla mevcut istihdamı koruyacak, 1,5 milyonu genç olmak üzere 4,5 milyon işsize iş sağlayacak düzeyde olmalı."

TİSK, yeni asgari ücretin istihdama katılmayı bekleyen işsizler ve bilhassa gençler için anahtar nitelikte olduğunu ifade ederek, "Asgari ücret sadece bu ücretle çalışanların ücretini değil, aynı zamanda, diğer tüm çalışanların ücretini etkileyen bir gösterge, iş arayışında olan işsizlerimizin potansiyel ücreti, yatırımcıların yeni yatırım kararlarını etkileyen en temel kriterdir." değerlendirmesinde bulundu.

"Destek 200 lira olmalı ve tüm işletmeleri kapsamalı"

Asgari ücret rakamı dışında hükümet ile komisyondan birtakım talep ve beklentilerinin olduğunu vurgulayan TİSK, taleplerini şu şekilde sıraladı:

"Son dört yıldır işverenlere verilen asgari ücret desteği için hükümetimize tekrar teşekkür ederiz. İşveren olarak yüzde 2 ile en yüksek katkı sağladığımız İşsizlik Sigortası Fonu'ndan bu yıl 150 lira olarak karşılanan bu desteğin, 2020'de 200 lira ve tüm işletmeleri eşit şekilde kapsayıp devam etmesini bekliyoruz. Ayrıca destekten yararlanma koşulları kapsamında toplu iş sözleşmeli iş yerleri için uygulanan prime esas günlük kazançtaki üst limitin artırılarak sürmesini istiyoruz. Yüzde 2 olan İşsizlik Sigortası İşveren Payı'nın 2020 yılı için alınmamasını, SGK İşveren Desteği'nin yüzde 5'ten yüzde 6'ya yükseltilmesini ve bu oranın toplu iş sözleşmeli işyerlerinde yüzde 7 olarak uygulanmasını talep ediyoruz. Rekabette olduğumuz çoğu ülkeden ve OECD ortalamasından oldukça yüksek olan ücret üzerindeki vergi yüklerinin de tekrar gözden geçirilmesini bekliyoruz."

"İşçi dostu" işverenlere haksızlık yapılmamalı

TİSK, topluma fayda odaklı yeni nesil sendikacılık anlayışıyla hareket ettiklerini belirterek, işçi olmadan işverenin, işveren olmadan işçinin başarıya ulaşamayacağına işaret etti.

Herkesin ailesinde işçinin de işverenin de bulunduğunu anımsatan TİSK yönetimi, bazı kesimlerin müzmin işveren karşıtlığına anlam vermenin zor olduğunu kaydetti.

İşverenleri ötekileştiren bakış açısının, vergisini düzenli ödeyen, çalışanın sigorta primini ve ücretini düzenli yatıran "işçi dostu" işverenlere yapılmış en büyük haksızlık olduğunu ifade eden TİSK Yönetim Kurulu, camia olarak her zaman sendikal örgütlülüğü ve toplu iş sözleşmesini önemsediklerini vurguladı.

 

Kaynak: AA
Editör: AA

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

MURAT YILMAZ Dünyanın en güzel duygusu: MutlulukMutluluk istisnasız hep- imizin sahip olmayı arzu- ladığı en güzel hislerden biridir . kimileri için mutluluk çok zorken kimileri için ise çok küçük ayrıntılarda saklıdır . İnsanların huzur içerisinde yaşamaları için mutlaka mutlu bir hayat sürdürmeleri gerekir . Mutlu olmayan in- sanlar hem bedenen hem de zihnen huzursuzluk yaşarlar . Mutluluk bu kadar önem- liyken hepimizin çevresinde onlarca mutsuz insan olmasının sebebi nedir acaba? Galiba insanların mutlu olamama sebeplerinin başında hayattan ya da insanlardan çok şey beklemeleri geliyor. Özellikle günümüz insanının maddiyata çok önem vermesi ve sürekli daha fazlasına sahip olmak istemesi kolay kolay mutlu olamamasına sebep olmakta. Mutluluk kişinin kalbinin kuşlar gibi kanat çırpması, yüzünden kocaman bir gülümsemenin eksik olma- masıdır.Mutlu olan insan, çevresine de ışık saçar. Yaydığı pozitif enerji ile hayatımıza anlam ve güzellik kazandırır. Bazen kazanılan bir sınav, bazen iyi bir haber, bazen sıcacık bir sevgi sözü mutlu olmamızı sağlar. Ama sebebi ne olursa olsun mutluluk, dünyanın en güzel duygusudur. Bu duygu, kişiye cesaret verir, onu alıp başka dünyalara götürür.kişinin özgüvenini yerine getirir. Sürekli neşeli olan, her zaman yüzü gülen insan- ların çok daha uzun bir ömür sürdükleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır. Bazı hastalıkların da kederden insana musallat olduğu halk arasında söylenegelir. Mutluluk aslında çoğu insanın zannettiği gibi mad- diyatta gizli değildir . İnsanları mutlu eden birçok şey tamamen ücretsizdir . Mesela sağlıklı olmak, insanın hiçbir hastalığı olmaması ya da sabah kalkıp pencereden tertemiz havayı içine çekmesi bile mutlu olması için yeterlidir . Mutlu olmak için önümüze çıkan her fırsatı değer- lendirmeliyiz . Tabi mutlu olmak kadar mutlu etmek de önemlidir . Başkalarına da her fırsatta iyilik ederek , onlara yardımcı olarak insanları mutlu etmeliyiz.
MURAT YILMAZ
reklam
reklam

sinop web tasarım