Değer veriyor muyuz?

Köşe Yazarı: NURCAN ÖZÜDURUK   Eklenme Tarihi: 18 Mart 2018, Pazar - 00:00   Okunma Sayısı: 475

Doğduğumuzda birçok gen haritası ile doğmuş oluyoruz. Geçmiş, aile genleri atalarımızdan gelen gen haritamızı barındırır. Vücudumuz ruhun ve beynin komutları ile hareket eder, geçmiş atalarımızdan birçok farklı özellikler de bize geçer.
Birçok davranış, hareketler, duygular ve dürtüler bir çoğumuzun yaptığı veya yapmak istemeyip de tekrar ettiği davranışlar olabilir. Bunlar genetikle gelebilir veya sonradan davranış olarak yaşamımıza girmiş olabilir. 0-6 yaş döneminde çocuklar aynalama yapabilirler, 0-6 yaşlarında çocuklar aynalama yaptıklarında yaşanan her şeyi beyni kodlar.  Bu, şu demek oluyor ‘’Ebeveynlerinin yaptığı tüm davranışları tekrar edilir veya hafızaya ses ve görüntü olarak kaydedilir. Bu kayıtlar bilinçdışı doğru yada yanlış ayrışması olmadan beyin tarafından kaydedilir.’’
 O zaman sevgi de tekrar edilebilen, kayıt edilebilen özel yaşanmışlık olabilir mi? Çocuklar küçükken sevgiye muhtaçtır, anne ve baba sevgiyi biliyor ve yaşıyorsa bu çocuğa yansır, çocuk sevildiğini hisseder ve mutlu olursa aynalama olur. Çevresindekileri ve insanları sever, bu önce anne, baba ve kardeşini sevmekle başlar. Mutlu çocukluk çok önemlidir ve bu dönem tüm hayatının temel taşlarını dizmeye  başladığı evredir.
 Mutlu ve başarılı çocuklar yetiştirmek için formül: 
Çocuğa sevdiğinizi söyleyin. Değerli, şirin ve güzel olduğunu ifade edin. Hataları olmalı ve yaşamındaki doğruyu yanlışı öğrenmeli. Özgüven duygusu gelişmelidir. Çocukken yaşananlar ileride hayatına ışık tutacak yaşanmışlıklardır ve güzel bir çocukluk başarıyı getirir. Baskı ve tenkit çocuğu umutsuz, yetersiz, özgüvensiz ve başarı konusunda da yetersiz hissettirecektir. Anne ve babalar olarak en değerli varlıklarımız çocuklarımızdır. Biriktirdiğimiz en büyük servet  evlatlarımızdır.
 En değerli varlıklarımıza Sevgi nasıl verilir... 
Sevgi; konuşarak, çocuğa değer vererek başlar. Sevgi, yaptığı her şeyi ödüllendirmek değildir. Sevginin karşılığı ekonomik veya materyal değildir, sevginin karşılığı sevgi, özveri ve sabırdır. Birlikte yarım saat sohbet, sevgi ve değerdir. Onu dinleyip, birlikte kitap okuyup, değerlendirmektir sevgi, en önemlisi öğretidir. Çocuğunuza günde bir kez en az 20 saniye sarılın, bu onun kendini güvende hissetmesi yanında sevgi geçişini de mutlu yaşamasını da sağlayacaktır. Birlikte bir şeyler yapın, siz de onunla birlikte bir çocuk olun, oyunlarda evcilikte rol arkadaşı olun. Anne veya baba olsanız da onunla vakit geçirirken siz de çocuk olun. Çocuğun nasıl davrandığını gözlemleyin, davranışlarını gözlemlediğinizde çocuğunuzun sizin gibi davrandığını  göreceksiniz. Çocuğunuz davranışlarımızın aynasıdır, eğlenceli bir gün yaşayacağınıza garanti ederim. Mutlu çocuk mutlu aile ve mutlu gelecek için sevin, sevilin, gülüşünüzün büyüsü sizi ve dünyanızı ışıl ışıl aydınlatsın. Sevgiyle kalın.......

 

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam