reklam
reklam

10 Nisan, aptal Türklerin Corona'ya meydan okuma günüdür

Köşe Yazarı: EMİNE KALYON AVCI   Eklenme Tarihi: 14 Nisan 2020, Salı - 11:14   Okunma Sayısı: 344144

2019 Aralık ayında ilk olarak Çin'de başlayan ve bir çok dünya ülkesine sıçrayarak yayılan ve de pandemik ( Bir kıta hatta tüm dünya yüzeyi gibi geniş alanda yayılan ve etkisini gösteren salgın hastalıklara verilen genel addır)  hal alan korona virüsü, 11 Mart'ta ülkemizde ilk vakanın görülmesinin ardından peş peşe gelen vakalar ile ilk önlemler ufak da olsa alınmaya başlamış ve ortalıkta bir belirsizlik hali ile kişisel tedbirlerimizi sağlamaya çalıştık. Bilindiği üzere virüsün 2 ila 14 günlük kuluçka döneminden sonra 25 Mart itibari ile vaka verileri hızla artmaya başlamış ve bunun üzerine sağlık bakanlığı tarafından ülke genelinde ev karantinası oluşturmamız istenmiş ve en azından bu virüsün yayılma zincirinin kırılacağı düşünülmüştü. Evlerimizde kalmak için hepimiz çoluk çocuk tüm bireyler olarak gerek yazılar, gerekse videolar olarak 'EVDE KAL TÜRKİYEM' diye çağrılarda bulunmuştuk. Yetkili kişiler de gerek yazılı medya gerekse görsel medyada sık sık hastalıktan korunma tedbirlerini anlatan paylaşımlarda bulunuyor ve 'Evde kal, hayat eve sığar' çağrısı yapıyorlardı. Bu virüsten korunmak için kişisel hijyenimizin çok önemli olduğu, ellerimizin, yüzümüzün ve gözlerimizin korunması için eldiven ve maske takılmasının zorunlu olduğu defalarca anlatıldı ve anlatılmaya devam ediliyordu. Birçok yazımda belirttiğim gibi toplumsal bireyler olarak hepimiz birbirimize karşı sorumluyuz, bu pandemi döneminde ise sorumluluğumuz maksimum düzeyde olmalı idi. Bizler evimizde kalarak önce kendi öz korumamızı yapıp sonra da etrafımızdaki komşulara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmeye çalışırken ne oldu da dün gece bir anda soka çıkma yasağını duyan yüzlerce insan sokağa döküldünüz? Bu zaten geç kalmış bir karardı ve bunun er yada geç olması beklenirken birden panik havası ile neden sokağa fırladınız? İki gün yahu iki ay değil bu, iki gün kola içmesen, kuruyemiş yemesen, makarna yoksa, ekmeğin yoksa ölür müsün? Çuvalla patates sırtlanmak nedir yahu kardeşim dağ başımı burası? Bu nasıl aç gözlülüktür, bu nasıl doymamazlıktır bu nasıl insanlıktan çıkmadır anlamadım. 
Martın ortalarında ülkemizde görülen bu illet için yapılan onca bilgilendirmeler ve alınan tedbirler ile Nisan'ın ortasına geldik bir ay oldu sen hala yüzlerce ölen vatandaşımızı duydun da bilinçlenmedin mi bu illetin nasıl öldürücü olduğuna? Yoksa sen evde bir aydır yan gel yat tatil mi yaptın da beynin midene karıştı bir gece de sokağa çıkma yasağı var denildiğinde gözü dönmüşçesine sokağa fırladın? Hani bizim övündüğümüz o ekmek yaptığımız videolarımız ne oldu? Şimdi imkan olsa evleri tek tek gezsek vallahi herkesin evinde 15 günlük erzak bulunur peki bu neydi gözü dönmüş gibi sokağa fırlamak? Hani Instagram'a bir sürü paylaşım atarız ya; bu böreği yaptım, şu keki yaptım, şu yemeği yaptım, ne oldu bir gecede iki gün sokağa çıkma yasağı geldi diye tüm bildiklerinizi unuttunuz mu? Bir tencere mercimek yada bir tencere şehriye yap, o da yoksa un çorbası yap kardeşim, bir tepsi poğaça yap bir de kek yap yanına, bunları da yapamazsan krep yap kahvaltılık çıkar doyur o aklının karıştığı aç mideni... Senin bu sorumsuzca maskesiz ve eldivensiz dışarı çıkışının bedelini şimdi ben ve benim gibi evde kalan ülkemin diğer bilinçli insanları ödeyecek. Sende haklısın bir aydır evde yatarken sadece aklın midende olduğu için beynin o göbeğine kaçtığından ''kafam çalışmadı'' diyebilirsin. Keşke bu yaptığın hatanın bedelini sadece sen ödemek zorunda kalsaydın işte o zaman aptalmıydı çıkmasaydı dışarı derdik ama öyle olmayacak işte. Hani sen o gece sokağa fırladın ya üstelik de sağa sola saldırıp hatta kavga da ettin ya işte senin geçtiğin, ellediğin, soluduğun ve hasta tükürğünü saçtığın her yer virüs şimdi. Şimdi nasıl temizlenecek bir aydır izole etmeye çalıştığımız çevremiz sokağımız? 25 Mart'tan itibaren vakaların yükselişe geçen rakamlarını bir aylık süre sonunda gerileyeceğini ve karantinayı yavaş yavaşa kaldıran ülkelere arasına girmeyi ümit ederken sen şimdi bir gecede o emeğimizi bir anda yok ettin. Çünkü sen evde o aklın kaçmış mideni doyurmayı düşünürken hastanede can havli ile hastalarla uğraşan ve kendi evine ailesine gidemeyen sağlık çalışanlarını görmedin, bu hastalığa yakalanıp solunum cihazına bağlanana ve ölüm kalım savaşı verenleri görmedin, anne ya da babasını kaybedip bir torba içinde toprağa verenleri yada kendisi başka şehirde olduğu için en yakınının cenazesine katılamayanları görmedin değil mi? 
Bak kardeşim senin o gece yaptığın çok sorumsuzca bir davranış ve bu domino etkisi yaparak hepimizi etkileyecek. Artık bırak şu mideni düşünmeyi de beynini çalıştır biraz açlıktan ölmezsin belki ama korona seni öldürür bunu hala bilgilendirmelerden anlamadıysan, hani o gece sokağa çıkma yasağını ihlal edip fırladın, çıkabildin ya bir zahmet en yakınındaki bir hastaneye  git de orada bu illet virüsle cebelleşen hastaları ve onlar için canla başla çalışan sağlık personelini ve de doktorlarımızın halini bir gör belki o zaman aklın midenden çıkar da ait olduğu yere döner, yoksa bir süre sonra o hastanede o sedyede sen yada senin yakınlarından biri olacak böyle umarsızca davranırsan...
Dünya çapında böyle bir pandemi yaşanırken, bazı ülkeler çoktan en yüksek tedbirler ve sakin kalmak kaydı ile vakaları azaltarak düşme eğilimine geçmiş ve karantinalarını kısmen de olsa uygulamaya başladılar bile...Bu tarihi not edelim bir yere 10 Nisan 2020  dünyaya utanç günü olarak geçecek, 1 aylık izole ve tedbir çalışmalarımızı bir anda yok eden aptal Türklerin Coronaya karşı meydan okuma günü olarak.... Bu tarihten 14 günlük süre sonunda yurdun her köşesinden patlak verecek vakaları düşünmek bile istemiyorum. Bir aylık emeğimizi bir anda yok ettiniz yazıklar olsun sizin gibi umarsızca düşünen ve davrananlara yazıklar olsun.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam