reklam
reklam

Senin yüzünden…

Köşe Yazarı: SONNUR ADA   Eklenme Tarihi: 9 Kasım 2019, Cumartesi - 09:21   Okunma Sayısı: 7869

Oğlum niye çıkarıyorsun ayakkabını?

……….

Dışarı çıktık ya burnumdan getireceksin değil mi?

……….. 

Eliyle oğlunun kolunu sıkıca çekerek, otobüste arkaya doğru oturttu, amaç düşmesini engellemekten çok kontrolün ve gücün  kendinde olduğunu gösteren bir davranıştı.

 

-Şimdi ineceğiz; anneannene söyleyeceğim girmeyeceğiz oyuncakçıya.

Oğlum duymuyor musun çıkarmasana çorabını  elim kolum dolu. Bak ineceğiz,  hadi giy ayakkabını. Çorabını giydiririm ben sonra.

-Ben inmeyeceğim, sen git.

-Annecim neden üzüyorsun beni, çıkarma montunu.

 

Çocuk 5 -6 yaşlarında.  Trafikve uzayan yolculuk ilk on dakikadan sonra çocukta huzursuzluk yaratmaya başladı. Tam karşımda oturuyorlar. Annenin kulağına birşeyler söylemeye çalışmıştı ama anne duymadı ya da fark etmedi . Camdan bakmasını, az kaldığını söyledi. Anne elindeki yazılı listeye birşeyler daha eklemek için çantasından kalem çıkarırken çocuk ikinci kez anneye birşeyler söylemek için kulağına eğildi. Anne, "dur şimdi ineceğiz" dedikten sonra çocuğun hareketlenmesi başladı.

 

Anne çalan telefonu açıp konuşmaya başlayınca, erkek kardeşinin evlilk hazırlığı içinde olunduğunu ve annesiyle buluşup alışveriş yapacakları anlaşılıyordu.

 

Bu sırada çocuk ayakkabısını ve çoraplarını çıkarmaya başlamıştı. Annenin bunu farketmesiyle verdiği tepki ve çocuğun o tepkiye kayıtsızlığı ben ve yanımda oturan genç üniversite öğrencisi tarafından fark edildi.

 

Biraz daha dikkatli bakınca çocuğun altına kaçırdığını anladım. ikimizde cam kenarındayız karşılıklı. Hafifçe gülümsedim ve anneye dönüp,  "belki tuvalet ihtiyacımız var, annesi" dedim.

 

Anne çocuğunu kaldırdı ve çocuk öfkeyle "senin yüzünden..." diyerek bağırıp ağlamaya başladı. Anne hem öfkeli hem panik içinde, "hadi iniyoruz" dedi.

 

 

Yanımdaki genç,  “çok belliydi çocuğun sıkıntısının olduğu” dedi.

 

Ardından ekledi; "biz asıl sorumluluklarımızla geçici sorumluluklarımızı birbirine karıştırıyoruz." 

 

"Haklısınız, bunu neden yaparız?..." dedim. 

 

Genç kız derin bir nefes aldı, "asıl sorumluluklarımızın takdiri ve geri bildirimi uzun zaman alıyor. Geçici sorumluluklarımızda hemen sırtımızı okşanıyor. Bu yüzden üstümüze vazife olmayan sorumlulukları da almak için çok hevesliyiz."

 

"Çok sağlıklı bir farkındalık ve çok güzel ifade ettin kendini" dedim. 

 

Genç kız yüzüme baktı; "bunu bedel ödeyerek öğrendim de ondan" dedi. "Bir yıl uzayan üniversite, babama maddi yorgunluk,suçluluk duygusuyla kendime duyduğum öfke...

Çocuk durumunun benden daha fazla farkındaydı. hiç değilse ayakkabısını, çorabını korumaya çalıştı…"

 

İkimiz de gülümsedik son cümlesinin doğruluğunda hem fikir olarak….

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam