reklam
reklam

SEN KIMSIN EY İNSAN-1

Köşe Yazarı: NEJLA BİLGİN   Eklenme Tarihi: 9 Kasım 2019, Cumartesi - 09:35   Okunma Sayısı: 5700

Aranızda günahsız olan kim varsa, bu Günahlıya ilk taşı o atsın..*
(İncil: Matta)

Kur'an-ı Kerim'de semavi kitaplardan ve İncil'den şöyle bahsedilmektedir:

"Sana kitabı hak ile ve kendinden öncekini doğrulayıcı olarak indirdi. Bundan önce de insanlara doğru yolu göstermek için Tevrat ve İncil'i indirmişti. (Doğruyu ve eğriyi birbirinden) ayırdeden (kitaplar)ı da indirdi. Allah'ın ayetlerini inkar edenler için mutlaka çetin bir azap vardır. Allah daima üstündür ve öc alandır" (Âlu İmran, 3/34).

Bunlara rağmen ;
Ne güzeldir bir başkasının günahını ağız dolusu konuşmak ve onun hakkında hüküm vermek. Sanki kendimiz sütten çıkmış ak kaşık kadar temiz ve günahsızız.
Duymak veya görmek yeterli birilerinin kusurlarını. O zaman yargıcı oluruz o insanın, insafsızca yargılar ve kendi yorumlarımızla birlikte günahını da ilan etmeye başlarız. Duymak veya görmek bu hakkı bize verir sanırız ..

Karanlıklar, ışıksız geceler el ayak çekilince ; gündüz kalabalık olan sokaklara hemen örtüsünü serer hızlıca.. Karanlık hüküm sürer ve örter aydınlık olan ne varsa. O ince tül gibi ipeksi karanlık gecelerde, karanlık insanlar çıkar ortaya. Gözlerinde karanlık bakışlar, beyinlerinde dönen karanlık düşünceler. Ağ örerler sanki gökyüzüne ışık gelmesin diye örümcek misali çok çabuk viraneye çevirirler o ipeksi güzel geceyi. 
Gece kötülüğe gebe, gece kötülüklerin doğum anı ve gece ürpertir sokakta kalanı.
Sanki ardında takip eden katilinin pis kokulu nefesini ensesinde duyar ürkek güvercinler. Kanat çırpışlarında bir telaş ve yuvaya geç kalmanın huzursuzluğu ile adeta alçaktan uçarlar yuvalarına.

Güneş doğar ve karanlık insanlar bambaşka bir kimliğe bürünürler. Şimdi gündüz olanları gözlemleyen ve yargılayan onlardır. Karanlıkta kimse onların ne yaptığını görmediği için aydınlıkta onlar aydınlıkta yapılanları eleştirmeye başlarlar. Bir anda bambaşka bir kimlikle karşımıza çıkarlar. Gece başka, gündüz başka olurlar.

Ilk taşı da onlar atar günah işlediğini düşündükleri kişilere. Kara taşlardan oluşan dağlar altında yatan pek çok bahar çiçeklerine ve masuma zamansız mezar olur, onların attığı o kirli taşlar. Acımadan en can alıcı yerlerine ve kafalarına atılan taşlarla önce sersemler sonra ise ebedi uykuya dalar. O sersemlik arasında bile belki de düşünürler.
"Beni yargılayan ve o taşları atanlar benden daha mı günahsız ve beni yeryüzünde Tanrı'nın /Allah'ın adı ile yargılama hakkına nasıl sahipler ???"
Kısa süre sonra o karanlık yüzler başkasına döner ve bir önceki öldüğü ile kalır ve unutulur gider.


 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam