Güven Sevgi bağından doğar ve daima bu bağa hayat verir

Köşe Yazarı: SELAMİ BALTAOĞLU   Eklenme Tarihi: 16 Eylül 2019, Pazartesi - 09:36   Okunma Sayısı: 15057

Tanrı’dan farklı olarak, insanoğlu fanidir. Tanrı ile kulları arasındaki ilişkiyi insanlar arasındaki ilişkiye uyarlamak, insanın da Tanrı gibi zaafsız ve hudutsuz olabileceğine inanma yanılgısına düşürür. Bu, iki gerçeklik emrini birbirine karıştırmaktır: iman – diğer bir deyişle tamamen güvenilir olan bir varlığa duyulan mutlak güven – insana duyulan güvenle aynı statüyü paylaşır. İnsanın güzergâhı, “doğruluk” değil “doğruculuk” güzergâhıdır. İmandan farklı olarak, güven safi Allah vergisi değildir, inşa edilen, yapılan ve kimi zaman da “yıkılan” bir şeydir. İşte bu nedenle bir inanan için bile güven, halen Tanrı’nın Cennetinde, insanı kendi duygu çelişmelerinden koruyabilecek o başlangıçtan beri var olan güvenin kalbinde yaşıyor olma sanrısından bahsedilmediği sürece, Tanrı ve insanlar arasındaki bağ modeli üzerinden oluşturulamaz. İnsanlar arasındaki güven, kişilerin mükemmel olmayan dünyanın transit noktalarından birinde geçici olarak ikamet ettiğini kabul etmesiyle başlar. Güvenin canlı kalması yalnızca her insanın karanlık noktaları ve zaafları olduğunun kabulüyle mümkündür. Güven bağdan doğar – ilk bağlar, aile ve yakınlarla kurulan bağlar – ancak gerçek gücü, her daim kırılgan da olsa, daima bağa hayat vermesinde saklıdır. Güven:kuşku duymadan inanma ve bağlanma duygusuna denir.
Güvenlik: Kişinin dışarıdan gelebilecek istemediği şeylere karşı tedbir almasıdır.
İnanma: Güven sonucu gelen kişiye ya da şeye olan inanç.

Her şeyin başında inanç ve güvenmek gelmelidir. Gönül bile inançla  güvenle inşa edilir.Çünkü kalp bu beyinle alakalı olmuyor gönül işleri ve inançta kalbe bağlıdır izin verir mi hiç inanmadan sevmesine kalbinin;
Hayır izin vermez o inanmadan güvenmeden kimsenin orda olmasına göz yummaz.Bu yüzden inançta bizim için  çok önemli olur insan inanmadan nasıl sevebilir ki bu mümkün değildir yada güvenmekte inanmak gibidir.İnsan inanmadığı zaman sevemez.inanarak sevdiğinizde ise yaşamın tadına varır insanoğlu mutluluklarını paylaşır yaşamı paylaşır her anına mutluluklarını yansıtır.

İnsanoğlu inanarak ve severek yaşar hayatı gün  gelir.O olmadan hiç bir şey gerçek değilmiş gibi hisseder insanoğlu kendini

Bu yüzden birisiyle tanıştığımız zaman ilk önce ona inanmak gerekir yoksa inanmadan bir sevgi olmaz.Sadece çabalar boşuna gider.gerçekten biz insanoğlu olarak inancımızla sevgimizi birleştirince hayatın ne kadar önemli ve güzel olduğunun farkına varırız. Sizlerde inanarak seviniz sevdiğinize inanınız inandırınız gerçekleri paylaşınız sağlıklı ve sevgi dolu mutlu bir hayat yaşayınız.

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam