HAZIR YİYİCİLER

Köşe Yazarı: NEJLA BİLGİN   Eklenme Tarihi: 11 Eylül 2019, Çarşamba - 11:58   Okunma Sayısı: 6633

Eskiden ekmek evde pişer, yemek evde hazırlanır kimse dışarıdan hazır gıda almazdı. Evde kendi hijyen koşullarına göre ne yaptığını, malzeme kalitesini, nasıl hazırladığını ve ne koşullarda pişirdiğini bilirdi herkes sofrasına gelen aşının.

Konserve gıda üretmeye gerek bile Yok ülkemiz koşullarında keza her mevsim, mevsimine göre sebze üretiliyor ve bizimse bunları mevsiminde tüketme şansımız var.

Ben öyle derin donduruculara yaz sebzesi stok etmeyi, kavanozlarca konserve hazırlamayı da tercih etmiyorum. Bunu yaptığınız zaman kışın kış sebzelerini tüketemiyorsunuz. Oysa kışın çok güzel kış sebzeleri ve kuru bakliyat var tüketime uygun.

Tarhana, salça, turşu, salamura asma yaprağı, nane kurutmak hariç, bunlar evde, herkesin kendi yöresine göre damak zevkine göre hazırlandığı zaman tadında doyum olmaz. Eskiden pastırma ve sucuk, kavurma yapılırdı şimdilerde bizim evde bunlar yapılmıyor artık.

Birde hiç evde yemek pişirmeyen dışarıdan sipariş verenler var. Artık ev yemekleri pişiren ve bunun geliri İle geçinen aileler var, buralardan temin ediliyorsa sorun yok, günlük pişen yemeği tüketiyorsun demektir. Ya çalışan kişisindir, ya da yemek pişirmemek için bir gerekçen olabilir, saygı duyarım.

Bunun dışında vakti olduğu halde kolaylık olsun diye sürekli hazır veya yarı hazır yiyecekler tüketenler var, ısıt ye, fırında belli bir süre pişir ye türü gıdalar İle hazır çorbalar, hazır diğer yiyecekler gibi.

Bir çorba pişirmek bir insanın Ne kadar vaktini alabilir ki? Evde çorba pişmesin! Her sebzenin çorbası olur ayrıca, evde yüzlerce çeşit mis gibi çorba pişirmek varken dışarıdan çorba almak Ne kadar sağlıklı ve mantıklı.

Artık Ne evde dikiş diken var şehirlerde ne de yemek pişiren. Herkes ucuz ve hazır gıdalar İle sofrasını kuruyor. O kadar hazırcı olmuş ki insanlar ıspanak bile almıyor yıkamak zor diye, yıkanmış olanını tercih ediyor. Eline dikiş iğnesi almamış kaç çocuk annesi kadın var. 

Herkesin elinde bir cep telefonu veya tablet saatlerce sanal alemde geziniyor. Ne haber dinliyor, ne gazete okuyor, nede kitap okuyor. Bilimle ilgilenmek şöyle dursun kenarda, siyasetle bile ilgili değil çoğunluk, sadece kulaktan dolma bilgilerle ahkam kesme ve takım tutar gibi siyasi lider takip etmekte.

Emek verilen, kafa yorulan hiçbir işi yapmak istemiyor hazır yiyecek tüketen toplumun ferdi. Çünkü artık Ne buğdayı, domatesi, biberi, fasulyeyi, bamyayı tarlada gören kaldı. Onların nasıl bir emekle büyüdüğünü bilmedikleri için de poşetlerle soğuk veya bayat ekmeği çöpe atmakta sakınca görmüyorlar. Oysa ekmek nimettir ve kutsaldır, ekmek parası deriz bir işimize ve ekmek İle ilgili pek çok atasözü ve özdeyiş vardır günlük hayatımızda. Normalde; Yere düşen ekmeği yerden alır öper, başımızın üstüne tutar, yüksek bir yere koyarız kuşların, karıncaların  veya başka bir canlının midesine girsin diye.

Ben hayatım boyunca çöpe ekmek atmadım, benim çevremde ve ailemde de kimse çöpe atmaz, ekmeği zor bulan insanlar değiliz çok şükür sadece ekmeğe saygımız var.
Ekonomik durumu çok zayıf insanlar görüyorum çöpe ekmek atan, üzülüyorum ve onları anlamakta güçlük çekiyorum,  bu nasıl bir israf ve aymazlık çözemedim.

Hazır yiyeceklerle beslenen, ucuz hazır gıdaları sağlıklı diye düşünüp tüketen bir toplum olduğumuz için emeğin, zorluğun Ne olduğunu bilmiyoruz. Bu sebeple okuyup, araştırma yapmayı bile düşünmüyoruz. Ne kadar sürede üreten bir toplumdan sadece tüketen topluma geldik,  bunların bizim hayatımızdan aldıkları ve yerine bize verdikleri neler? 

Bunları düşünsek ve biraz da kitaplar okusak belki kıyısından, ucundan ıskalayıp geçen giden hayatı yakalarız. Denemekte yarar var nasıl olsa zaman bol. Safraya gelen çorba hazır, makarna paket, börek  ve köfte donuk, sarma para İle kilo İle, ekmek fırından gibi ne tüketiyorsak başkasının emeği. Sadece bir şekilde para kazanmak ve bunları almak kafi.

Kısaca vakit bol, bu vakti biraz düşünmeye, araştırmaya ve nereden geldik, nereye gidiyoruz diye, evin mutfağında ve hayatımızın mutfağında araştırsak kim bilir ne sonuçlar elde ederiz. Deneyelim lütfen, kaybımız olmaz, aksine kazancımız olur.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam