Boşanma davaları (I)

Köşe Yazarı: GAMZE YILMAZ   Eklenme Tarihi: 19 Temmuz 2019, Cuma - 09:42   Okunma Sayısı: 18895

Geçtiğimiz hafta paylaştığımız nafakalarla ilgili yazımızdan sonra; çok değerli bir kardeşimiz boşanma davaları hakkında soru sordu bana. Bu hafta boşanma davalarıyla ilgili bir araştırma yaptım ve köşemi de kardeşimden gelen soru üzerine Boşanma Davalarına ayırdım. Umarım ve dilerim ki; hiçbir çiftimiz boşanmak durumunda kalmazlar ve bir ömür boyu mutlu olurlar. *Boşanma davaları hakkında genel boşanma sebebi evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeni ile boşanma davası açabileceğiniz gibi halk arasında buna şiddetli geçimsizlik nedeni ile boşanma davası diyoruz biz buna ya da sizin davanızın konusu ya da sebebi özel boşanma nedenleri olabilir. Örneğin zina hayata kast pek fena muamele ya da terk olabilir. Bu gibi özel boşanma nedenleri Medeni Kanunumuzda özel olarak sınırlanmıştır. *Eğer sizin davanızın konusu zina yani aldatma nedeni ile boşanma davası olacak ise zina eyleminin gerçekleştiği tarihten itibaren 5 yıl içinde bu davayı açmış olmanız gerekir zina olayını öğrendiğiniz tarihten itibaren 6 ay içinde açmış olmanız gerekir. Bu süre hak düşürücü süredir. 6 aylık süre geçtikten sonra bu davayı açmanız durumunda boşanma davanız reddedilir.Zina nedeni ile boşanma davası ile genel sebeplerle yani evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedenine dayanarak boşanma davası açmışsanız zina nedeni ile dava açmak için hak düşürücü süreniz geçmiş olsa bile ortak hayatın temelinden sarsılmış olması nedeni ile boşanma davası için boşanma kararı verilebilir. Siz eşinizi zina nedeni ile eşinizi affetmiş iseniz artık dava hakkınız kalmayacaktır. Zina nedeni ile açmış olduğunuz davadan feragat ederseniz eşinizi affetmişsiniz demektir. Artık bu olaylara dayanarak boşanma davası açma hakkınızı kaybetmiş olursunuz. Zinaya açıkça izin veren ya da zina esnasında sessiz kalan ve örtülü olarak buna onay veren eşin genel boşanma sebebine dayanılarak açılan boşanma davasında davaya itiraz etmesini Yargıtay da hakkın kötüye kullanılması olarak kabul ederek boşanma kararı verilmesi gerektiğini belirtmiştir. *Sadakat yükümlülüklerine aykırı davranan davacının TMK 185./3 aykırı davrandığını öğrendiği halde bu durumu öğrenen koca bu durumu öğrendiği halde kayıtsız kaldığı için gerçekleşen olaylara göre aslında davacı kadın daha çok kusurlu olduğu halde davalı da itiraz hakkını kötüye kullandığı için hakkın kötüye kullanılması demektir. Bu evliliğin devamında davalı ve çocuklar için korunmaya değer bir yarar kalmamıştır. *Zina eden eşinizden tazminat hukukunun genel çerçevesinde manevi tazminat talep edebilirsiniz. Zina eden eşe çocuk verilebilir mi? Mahkeme çocukların kimin yanında kalmasını daha uygun görürse çocuğu o taraf verir. Eğer zina eden eşe çocukların verilmesi çocuğun üstün yararı için daha uygun ise çocukları o tarafa verir. (Devamı yarın)

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam