TİYATRO

Köşe Yazarı: OSMAN UZUN   Eklenme Tarihi: 13 Nisan 2019, Cumartesi - 00:20   Okunma Sayısı: 15512

Tiyatro, sahnede, seyirciler önünde gerçekleştirilen, insanın insanca anlatıldığı bir sanattır. İnsan hayatını konu alır Bir bakıma hayatın aynasıdır.
Sanat, sadece insanları eğlendirmek, hüzünlendirmek veya onlarda estetiksel duygular oluşturmak için değildir. Sanatın en büyük gayelerinden birisi de toplumsal bilinç uyandırmaktır. Toplumu olumlu yönde yönlendiren, toplumda bilinçlilik durumu yaratan en önemli sanat dallarından birisi de şüphesiz ki tiyatrodur.
Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kurulmuştur. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzenler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Tiyatro, birçok yönüyle diğer sanatlardan ayrılır. Yazı sanatı, okunmak için yazılırken tiyatro sanatı, oynanmak için yazılır. Ayrıca tiyatronun, sahne, ışıklandırma, kostüm, müzik, dans ve dekor gibi birçok unsuru da bulunmaktadır. Tiyatroda oyunun değerini seyirciler alkışlarıyla belirler. Tiyatro tüm edebî türler içerisinde en canlı ve hayata en yakın olanıdır. Hem görsel, hem işitsel yönden izleyicilere seslenir. Tiyatronuntrajedi, komedi ve dram gibi türleri vardır. Bu türlere göre tiyatro, insanda çeşitli duyguları uyandırır. Örneğin bir trajedi korku ve merhamet duyguları uyandırırken, komedi insan yüzünde bir tebessüm ve gülümseme uyandırır.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazmıştır. Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmiyor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar.

Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çekici konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenledikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğretimi konservatuar denilen okulda yapılır. Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

Komedi,

Trajedi,

Dram,

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara beraber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar. Tiyatro artık, yaşamın ayrılmaz bir parçasıdır. Konuşma, yazma ve müziğin bir araya geldiği bir sanattır. Güzel sanatlar içerisinde en ilgi çekici ve görsel bir daldır. Tiyatroya hak ettiği değeri vermek gerekir Çünkü tiyatro toplum kültürünün aynasıdır.

Bize düşen görev, tiyatroyu sevmek ve sevdirmektir. Yurdumuzda bu konuda yapılan çalışmalara katkıda bulunmalıyı ve katkı sağlamalıyız.

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam