DUNBAR SAYISI NEDİR

Köşe Yazarı: NEJLA BİLGİN   Eklenme Tarihi: 14 Mart 2019, Perşembe - 10:52   Okunma Sayısı: 15116

Bu yazıyı okuyorsanız muhtemel siz de sosyal medya kullanıyorsunuz. Şimdi okumaya ara verin ve sosyal medya hesaplarınızda arkadaş sayınıza bir göz atın. Mesela facebook…Kaç arkadaşınız var?

Belki 1000 kişi belki de üst sınır olan 5000 kişi. Ama kim bu sayfanızdaki insanlar?

Ailenizden bir kaç kişi, mesai – okul arkadaşlarınız, etkinliklerde tanıdıklarınız ve muhtemel bir sürü kim olduklarına dair hiçbir fikriniz olmayan bir sürü insan. Şöyle bir düşündüğünüzde haklarında bir şeyler bildiklerinizin sayısı 100’ü geçmez ki bu bile iddialı bir rakam elbette.

Peki bunun bir sınırı var mı?

Evet var…

İnsanın yürütebileceği sosyal ilişki sayısının sınırı yaklaşık 150. Bu sayı günümüzde Dunbar sayısı olarak anılmakta. İngiliz antropolog Robin Dunbar tarafından ortaya atılan bu sayı kabaca, bir kişinin yönetilebilir ilişki kurabileceği kişi sayısıdır. Daha fazlasını kaldıramama sebebimiz ise tamamen genlerimiz ile ilgili. Bu sayı, insan beyninin neokorteks büyüklüğünün bir fonksiyonudur. Dunbar’ın primatlarla yaptığı gözlemler sonucu geliştirdiği bu formüle göre esasen insanlar için 147,8 olan bu sayı, elbette sabit bir değer değil. 100 ile 230 arasında değişebiliyor. Yapılan araştırmalar gösteriyor ki 150 kişiden sonra grubun üyeleri bağlılık duygusunu tamamen kaybetmekte.

Sosyologlar; 150- 200 kişi civarında kritik bir eşiğin varlığını 1950’lerden beri bilirler. Bu sayı bir sosyal grupta sağlıklı ve eşitlikçi ilişkiler sürdürebilmek için nörolojik bir sınırdır  anlayacağınız. Bu sınır aşıldığında ise insanların birbirine olan sosyal bağlılıkları artık birbirlerini insan olarak kavramsallaştıramadıkları için sürdürülemez bir hal alıyor. 

Bu sayının üzerine çıkıldığında da işler hiyerarşi, toplumsal roller olmadan işleyemiyor. Bu grupları bir arada tutmak için kanunlar, kurallar, normlar gerekiyor. Çünkü insan beyni kalabalık gruplarda evrimleşmedi, yüz yüze iletişim kurduğu daha küçük gruplarda evrimleşti.

150 kişi sayısı kulağınıza az gelmiş olabilir ama bu sayının tutarlı bir birim olduğunu gösteren bir çok örnek var aslında etrafımızda.

Örneğin, Dunbar, 150 kişi sayısının uygulanmasını antropolojide ararken hakkında kesin bilgilere sahip olduğumuz 21 farklı avcı-toplayıcı toplumu inceledeğinde ortalama nüfuslarının 148.4 kişi olduğunu buldu.

Günümüzde Kuzey Amerika’da yaşayan Hutteriteler ve Amişler ortalama 110 kişilik gruplar halinde bulunuyorlar. Grup üyelerinin sayısı 150’yi aştığında ise grubu bölüyorlar. Bunun nedenini ise, sayı aşıldığında insanların birbirlerine yabancılaşmaya başlaması olarak gösteriyorlar.

Çalışma dünyasını ele alalım. Organizasyon teorisinde yaygın olarak kabul edilen kurallardan birisine göre 150’den az çalışanı olan organizasyonlarda karşılıklı ilişkilerde temelde daha az sorun yaşanmakta ancak bu sayı büyüdüğünde verimli bir çalışma yapabilmek için resmi bir hiyerarşiye ihtiyaç duyulmaktadır.

Dunbar sayısı 2011’de Bruno Goncalves, Nicola Perra, Alessandro Vespignani tarafından yürütülen bir araştırma ile sosyal medya üzerinde test edildi. Twitter’ı baz alarak yapılan bu araştırmada, dört sene boyunca insanların Twitter etkileşimleri üzerinde çalışıldı. Sonuçta takipçi sayısından bağımsız olarak insanların yalnızca ‘150’ kişi ile anlamlı etkileşim içinde olduğu tespit edildi.

Demek ki dahil olduğumuz gruplarda ve toplumsal faaliyetlerdeki kişi sayımızın 150 kişiyi geçmemesine dikkat etmemiz gerekiyor, aksi halde yüz yüze iletişim ve iletişimden kaynaklanan grup kurmadaki amaç işlevini kaybediyor. Bu da çalışmanın. Emeğin heba edilmesi anlamına geliyor.

Dunbar sayısına dikkat etmemiz ve bu sayıyı baz almamız gerekiyor.

 

 

reklam

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam