Harem Otogarı

Köşe Yazarı: BAŞAK ERTEKİN   Eklenme Tarihi: 9 Şubat 2019, Cumartesi - 10:02   Okunma Sayısı: 19298

Evden erken çıktığım bir gün. Biraz yol değişikliği yapıp  güzergahımı Üsküdar Harem üzerinden kullandım. Oldum olası iyi gelir bana deniz havası. Harem otobüs terminalinin önünden geçiyordum. İnsanların terminalden geliş ve gidişleri bana hep Türk filmlerini hatırlatır. Farklı insanlar, farklı hayatlar.. 

 Anadolu illerinden gelen otobüsler yolcu indiriyor. Erkekler valizlerin peşinde, çocuklar uykulu... Sabah serininde üşüdükleri için ana yüreği ya şal, örtü gibi şeylerle sarıyorlar çocuklarına.

Bekleyenleri onlara doğru koşuyor, sarılıyorlar birbirlerinde... Ne kadar zamandır ayrı kaldıklarını bilmiyoruz.

Oldukça kalabalık bir aile veya grup. İki taksi çağırıyor. Çat çat çat... Kapılar kapanıyor, gülücüklerle veda ediyorlar terminale...

Şurada bir aile de kızlarını ve torunlarını uğurlamaya gelmiş. Ağrı'ya gideceklermiş. Ertesi günü varırlarmış. İyi güzel ama bu mevsimde biraz da riskli değil mi? Hepsi mahzun hepsi süzülüyor. Sabah kızlarını uğurlayacakları için geceden uyumadıkları belli...

Otobüs yazıhanesinde Aşık Mahzuni'nin "İşte gidiyorum, bahtı siyahım" isimli duygu dolu parçası çalıyor. Uğurlamaya daha da ağır bir kasvet katıyor. Aile bireylerinin hepsinin gözleri yaşlı. Kimse kimseyle konuşacak durumda değil. Arada bir dede, "şurada durursanız kebap yiyin, şurada yoğurt yiyin" diyerek sessizliği bozuyor. Usulca bende sokuldum yanlarına.

 

Erzurum üzerinden gideceklermiş Fırat Nehri'nin bir kolunu takip ediyorlarmış. Dede anlatıyor:

    ---Bana hiçbir şey koymuyor da otobüste sigara içememe çok sıkıntı veriyor. Eskiden ne güzel içiyorduk. Mola verildiğinde de bir demli çay... Keyfimiz yerine gelirdi. Tavşan kanı çay olacak. Bizde kıtlama ile içilir. 

    ---İşte burada nedense devreye girmek ihtiyacını hissediyorum kendimde
    --- Dede... Senin dumanını otobüstekiler çekiyordu, soluyordu. Bak küçük çocuklar var. Yazık değil mi onların ciğerlerine?

Dede hemen benim safımda yer alıp devam ediyor konuşmasına. 

    ---Tabi tabi, şimdi daha iyi oldu. Benim ki sadece alışkanlık işte evladım.

Otobüsün hareket saatini belirten anons geliyor.. Bekleyenlerde hareketlilik başlıyor. Ayrılıklarında , kavuşmalarında olduğu yerlerdir otobüs garları ama benim için Harem Garının yeri ayrıdır. Çocukluk yolculuklarımın başladığı ve bittiği yerdir.

Bazen yol değişikliği farklı hayatlara dokunabilme imkanı sunuyor bana. Hiç bilmediğin bir yerde kaybolup yeniden yolunu bulmayı sevenlerdenim sanırım. Ayrılanlara bende de üzüldüm, ama ayrılık olmasa kavuşmanın da tadı olur mu?

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam