İkna etmek istemiyorum. İkna olmasınlar…

Köşe Yazarı: SONNUR ADA   Eklenme Tarihi: 8 Şubat 2019, Cuma - 10:41   Okunma Sayısı: 25391

 

“İkna et beni!” cümlesini kuran kendini otorite ilan ediyor zaten. Ve otoritesi de sınırladığı bilgisi oluyor çoğu kez.

İlişkilerde nasıl bir aşamadır ki bu? Çıkılması gereken bir ‘’koşul yokuşu’’ gibi adeta.

Ben kendimi analiz edip yöneldiğim noktaya dikkatimi veriyorum. Süreçte yaşananlar ikna olmamı sağlıyor.

 

Kimse sürece bakmıyor, hayali sonucun büyüsündeler sanki…

Etrafımdakiler de analiz edip görsünler; bende ne var, ben ne diyorum, ne söyledim? Dinlemede süreklilik yok ki… koptukları aralıkta, ‘’beni ikna et’’ diyorlar.

Sıkıldım…

 

Sanki kitap okuma özürlüler, sadece kitabın özetiyle bütün kitaba hakim olmak istiyorlar.

Bana da öyle davranıldığını düşünüyorum. Duygu ve düşüncelerimin özetiyle hayatımda söz sahibi olmak istiyorlar.

 

Doğru, ‘’ikna dilin hüneridir’’. Ama dediğiniz gibi bu hüner yanlışın elinde ise… Doğru hünerden yoksunsa? Anladım ne demek istediğinizi... Benim de yaşadığım böyle bir şey.

Evet haklısınız. Sağlıklı, anlaşılır iletişim becerisi hepimiz için vazgeçilmez bir ihtiyaç.

Gençlik telaşı diyorlar… Niye telaş edeyim; önümde vaktim var yetecek kadar, ortalama ömrü düşününce.

Gençliğin enerjisi var, onu görmezden geliyorlar.

Kavramlar yazınızı okumuştum. Birçok kavrama nasıl yanlış anlamlar yüklediğimizi anlatıyordunuz.

 

‘’Anlamak istiyorum’’ ya da ‘’daha anlaşılır söyler misin?’’ deseler, tamam. Bu beni yormaz, uzaklaştırmaz paylaşımdan. İkna sürecine girince negatif eleştiri için fırsat kapısı oluyor çoğu kez iletişim. Savunmaya geçiyor dil, objektif olmaktan uzaklaşıyor. Hedef yer değiştiriyor.  Konu üzerinde bir ikinci bakış açısını oluşturmaktan ikinci bakış açısını kazanma, oradan onay almaya yöneliyor. Ben bunu defalarca yaşadım.

 

Bu nedenle bakarkörler gibi davrandığıma şahit oldum. Karşımdakini ikna edeceğim derken, gerçekten uzaklaştım. Daha bu tuzağa düşürmek istemiyorum kendimi.

Objektif görülebilmek, dinlendim duygusu yaşamak ve durumla kurduğum bağın yargısız anlaşılmasını istiyorum.

Öyle olunca da söylenenler çok daha duru, açık ve tarafsız oluyor.

 

Biliyor musunuz, bazen bir otobüs yolculuğunda ya da tesadüfen aynı mekanda bulunduğunuz insanlarla kurduğunuz iletişimde kendinizi daha iyi hissediyorsunuz.

 

                                                    *

Bu hafta genç bir okurumun kendini ifade etme de verdiği emeğini görelim istedim bu yazıda. Umarım anlaşılma duygusunu yaşatabiliriz birlikte.

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam