TÜRKİYE’DE 10 BİN KİŞİYE 17 DOKTOR DÜŞÜYOR

Eklenme Tarihi: 14 Mart 2019, Perşembe - 11:32   Okunma Sayısı: 15872
Bugün 14 Mart Tıp Bayramı. Hayatımızı emanet ettiğimiz onların ellerinden şifa bulduğumuz sağlık alanında çalışanları anma ve kutlama günü olarak Türkiye'de her yıl Mart ayında kutlanıyor. 

İSTANBUL

Türk Sağlık-Sen bugünün anlam ve önemini ifade eden Türkiye'de hekimler ve tıp fakülteleriyle ilgili rapor yayımladı. Araştırmaya göre Türkiye'de toplam 144 bin 827 doktor görev yapıyor. Bu doktorlardan 86 bin 332'si Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık kuruluşlarında görevli. Hekimlerden 40 bin 544 uzman- 37 bin 173 pratisyen hekim-8 bin 615 asistan. Doktorların 30 bin 642'i üniversitelerde, 27 bin 853'ü özel sektörde çalışıyor. 

100 BİN KİŞİYE 181 HEKİM DÜŞÜYOR

100 bin kişiye düşen pratisyen hekim sayısı 54 iken uzman hekim sayısı 99’dur. Tüm sektörler için Sağlık Bakanlığı, Üniversite ve özel hastaneler olmak üzere 100 bin kişiye düşen toplam hekim sayısı 181 ’dir. "Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü”ne göre OECD24 ortalaması 345’tir. 100 bin kişiye düşen toplam hekim sayısı bakımından ülkemiz OECD24’te sonuncu sırada yer almaktadır. Türkiye’ye en yakın ülke olarak Japonya’da 100 bin kişiye düşen toplam hekim sayısı 243’tür.    Türkiye’nin OECD24 ortalamasını yakalaması için 131 Bin 173 hekime ihtiyacı var. 

 

EN AZ DOKTOR BAYBURT'TA
Türk Sağlık-Sen'in araştırmasına göre Sağlık Bakanlığı'ndaki doktorlar dikkate alındığında Türkiye'de en az doktorun bulunduğu il 112 doktorun çalıştığı Bayburt. Bu ili 117 doktorla Tunceli, 139 doktorla Ardahan izliyor.

EN FAZLA DOKTOR İSTANBUL’DA

Doktorların en fazla görev yaptığı il ise 31 bin 885 doktorun bulunduğu İstanbul. Bu ili 16 bin 597 doktorla Ankara, 9 bin 813 doktorla İzmir izliyor.

DOKTORLARIN YÜZDE 80’i BÜYÜKŞEHİRDE GÖREV YAPIYOR
Türk Sağlık-Sen'in yaptığı araştırmaya göre Sağlık Kurum ve kuruluşlarında  görev yapan 144 bin 827 doktorun 116 bin 615'i yani doktorların yüzde 80’i 30 büyükşehirde görev yapıyor. Uzman doktorların yüzde 84'ü, pratisyen doktorların ise yüzde 72'si, asistanların ise yüzde 89'u 30 büyükşehirde görevli. 78 bin 620 uzman doktorun 66 bin 116'sı, 43 bin 58 pratisyen doktorun ise 31 bin 235'i ve 23 bin 149 asistanın 20 bin 576'sı Türkiye'nin 30 büyükşehrinde çalışıyor.

NÜFUSUN 6 KATI HASTANELERE BAŞVURDU

Araştırmada doktorlarımızın iş yüküne ilişkin bilgilerde verildi. İkinci ve üçüncü basamak sağlık kurumlarına müracaat sayısı son bir yılda 469 milyon 718 bin 440’tır. Araştırma sonuçlarına göre geçtiğimiz bir yıl içerisinde 1 doktor (uzman/pratisyen) başına 664 kişi düşerken 1 doktor başına düşen hasta sayısı 5635’e ulaşmıştır. Doktorlarımız iş yükü her geçen sene daha çok artmaktadır. Son bir sene içerisinde bir gün içerisinde doktor başına düşen hasta sayısı en az 25 oldu. 

ÖĞRENCİ SAYISI ARTIYOR AMA EĞİTİMİN NİTELİĞİ DÜŞÜYOR

Türkiye’de tıp fakültelerinde okuyan 38.725 bin erkek, 37.231 bini kadın, toplam 75.956 tıp fakültesi öğrencisi var. Mevcut tıp fakültelerinde ise toplam 13 bin öğretim üyesi görev yapıyor. Tıp fakültesi sayısı hızla arttırılırken nitelikli öğretim üyesi sayısı aynı oranda artmıyor, bu durum da mesleğe yeni başlayacak doktor adaylarının eğitimlerinde aksamalara neden oluyor. Fakülte sayılarında ve fakülte kontenjanlarında artışa gidilirken, akademik kadrolar ve fiziksel şartların yeterliliğinin sağlanamaması tıp eğitiminin niteliğinde düşüşe neden oluyor.

1 DOKTORA 572 KİŞİ DÜŞÜYOR

144 bin 827 doktor. 80 milyonu aşan Türkiye nüfusu göz önüne alındığında, sadece 1 doktora 576 kişi düştüğü görülüyor. OECD ülkelerinin ortalamasına bakıldığında bu rakam oldukça fazla. Bu rakam OECD ülkeleri ile kıyaslandığında çok aşağılarda kalmaktadır. Türkiye’de 10 bin kişiye yaklaşık 17 doktor düşerken, bu rakam OECD ülkelerinde 10 bin kişiye 30 hekim civarındadır. Türkiye, kişi başına düşen hekim sayısında Güney Afrika, Endonezya gibi ülkelerle birlikte en alt sıralarda kalmaktadır.

UZUN ÇALIŞMA SAATLERİ, ARTAN NÖBET SAYILARI

Son yıllarda hekim intiharları haberleri her geçen gün artmaktadır. İntihar eden hekimlerin bir kısmı arkalarında bıraktıkları mektuplarda çalışma koşulları ve çalışma saatlerinin uzunluğundan, nöbet sayılarının fazlalığından şikayet etmektedirler. Uykusuzluk ve yorgunluk ile azalan dikkatin tıbbi hatalara neden olduğu ve doktorların yaşamlarına mal olduğu göz önünde bulundurulduğunda bu durumun halk sağlığı açısından yarattığı sorunlar da görülecektir. Doktor başına düşen hasta sayısının çok yoğun olduğu Türkiye’de bir hekim bir yılda yaklaşık 3 bin 316 muayene gerçekleştirmektedir. Bu hastaların çoğu ise acil servislerden başvuru yapmaktadır. Sağlık sistemi normal ülkelerde yüzde 5-6 olan acil servislere başvuru oranı ülkemizdeki sağlık politikaları nedeniyle yüzde otuzlardadır.657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 99. maddesi uyarınca haftalık çalışma suresi 40 saattir. Kamuda görev yapan hekimlerin günlük çalışma surelerine yönelik bir üst sınır belirtilmemiştir. Çalışma üst sınırına yönelik mevcut olan belirsizlik hekimlerin dinlenme haklarını ortadan kaldırmaktadır.

SAĞLIK ÇALIŞANLARINA ŞİDDET

Sağlık alanında yaşanan şiddet haberleri her geçen gün artmakta, hekimlere ve sağlık çalışanlarına yönelik şiddet artık “olağan” hale getirilmektedir. Hekimler ve sağlık çalışanları, şiddet olaylarının en önemli hedefi ve kurbanı olmaktadırlar.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), Uluslararası Çalışma Örgütü (ILO) ve Uluslararası Hemşireler Birliği (ICN)’nin 2002 yılı “Sağlık Sektöründe İşyeri Şiddeti” başlıklı ortak raporuna göre; sağlık çalışanlarının %50’sinden fazlası, mesleklerini uyguladıkları herhangi bir zamanda şiddete maruz kaldıklarını bildirmektedir. Rapora göre, sağlık alanında hizmet verenler diğer iş alanlarında çalışanlara göre 16 kez daha fazla saldırıya uğramaktadırlar.

SON 6 YILDA 20 BİN 706 SAĞLIK ÇALIŞANI FİZİKİ SALDIRIYA UĞRADI

Son 6 yılda 20 bin 706 sağlık çalışanının fiziki saldırıya uğradığını biliyoruz. Ve ne yazık ki, Gaziantep Avukat Cengiz Gökçek Devlet Hastanesi'nde görev yapan Dr. Ersin Arslan 17 Nisan 2012 tarihinde, Samsun Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Hastanesi'nde görev yapan Op. Dr. Kamil Furtun ise 29 Mayıs 2015 tarihinde hayatını kaybetmişti.

ŞİDDET VAKKALARI EN ÇOK DEVLET HASTANELERİNDE YAŞANIYOR

Veriler incelendiğinde şiddet vakalarına en çok Devlet hastanelerinde rastlandığı görülmektedir. 2013-2017 yılları arasında Devlet hastanelerinde görev yapan 25 bin 481 sağlık çalışanı fiziki ve sözlü şiddete maruz kalmıştır. Eğitim ve Araştırma Hastanelerinde şiddete uğrayan hekim ve sağlık personeli sayısı ise 15 bin 970’e ulaşmıştır.

2017'DEN SONRA ŞİDDET VAKKALARI YÜZDE 168 ARTTI

Sağlıkta Şiddeti önlemek amacıyla devreye sokulan Beyaz kod uygulamasına göre, 2012 yılının ilk 6 ayında 5 bin 50 şiddet vakasının rapor edilmişken, 2017 yılı sonunda şiddet vakalarında yüzde 168 oranında artış yaşandığı ve 13 bin 545 şiddet vakasının meydana geldiği anlaşılmaktadır.2018 yılının henüz ilk 4 ayında meydana gelen 2 bin 934 şiddet vakası, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin geçen her yıl katlanarak sürdüğünü göstermektedir. Sağlık Bakanlığı kayıtları, 2013-2017 yılları arasında her saat başı bir doktorun şiddete maruz kaldığını göstermektedir.  

PERFORMANS SİSTEMİ

2003 yılında Uluslararası Para Fonu, Dünya Bankası ve Dünya Sağlık Örgütü’nün katkısı ile uygulanmaya başlayan Sağlıkta Dönüşüm Programı’nın sürdürülmesi için “performans” kriterleri uygulanmaya başlamıştır.Bu çerçevede sağlık sektörünün yeniden yapılandırılması kapsamında hastaneler işletme haline getirilmiş, sağlığın finansmanı özel sağlık sigortasından karşılanması öngörülmüş, sağlık hizmetine ayrılan bütçede özel sektörün payı arttırılmıştır. Nitelikten çok niceliğe önem veren ve fazla hasta muayene eden hekimin performansının fazla olduğu ve döner sermayeden daha fazla para alacağı anlamına gelen bu sistem hekimler arası rekabete sebep olmuştur.

Performans sistemi sebebiyle hastaneye gelen hastaların işlemleri yeni hasta için gereğinden kısa tutulmaya çalışılmakta, hastaya ayrılan süre azalma ve doktorların mesleklerini yaparken ilk plana “halk sağlığı”nı almalarının önüne geçilmeye çalışılmaktadır.

 

 

 

 

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: ZEHRA EVCİL

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam