'Belediye makamını terör örgütünü meşrulaştırmak için kullanmış'

Eklenme Tarihi: 8 Şubat 2019, Cuma - 12:12   Okunma Sayısı: 18218
Yargıtay 16. Ceza Dairesinin "bozma" kararının ardından Van'da yeniden görülen KCK ana davasında aralarında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da bulunduğu 13 sanığa verilen cezaların gerekçeli kararı tamamlandı.

VAN

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin "bozma" kararının ardından Van'da yeniden görülen KCK ana davasında aralarında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın da bulunduğu 13 sanığa verilen cezaların gerekçeli kararı tamamlandı.

Van 1. Ağır Ceza Mahkemesince hazırlanan gerekçeli kararda, PKK'lı teröristlerin cenazelerine katıldıkları, sözde "halk mahkemeleri" adı altında yargılama yaptıkları, ilçelerden örgütsel içerikli raporlar istedikleri belirtilen sanıkların, terör örgütünün hiyerarşik yapılanması içinde görev alarak atılı suçları işledikleri vurgulandı.

Terör örgütü PKK'nın ülke topraklarında 30 yıldan fazla zamandır insanların can ve mal emniyetini ihlal ettiğini ve zorbalıkla belirli bir güce ulaştığı belirtilen kararda, bu kazanımlarını devam ettirmek isteyen örgütün "KCK sözleşmesi" adı altında sözde kendi anayasasını kabul ettiği bildirildi.

"Bu dava, infaz yetkisine haiz kişilerin faaliyetlerine ilişkindir"

Yargılaması yapılan sanıkların terör örgütü PKK'nın üst düzey yöneticisi konumunda olup, KCK sistemine göre belirlenen görevleri yaptıklarına dikkati çekilen kararda, çoğunluğu belediye başkanı ve il başkanı düzeyindeki sanıkların, bu görevlerinin sağladığı güçle örgütün amaçları doğrultusunda hareket ettikleri anlatıldı.

Kararda, devlete ait yargılama yetkisinin önüne geçecek şekilde örgüt adına yargılama faaliyetinde bulunan sanıkların, silahlı terör örgütünün Van ve ilçelerinde yaygınlaşmasını, kabul görmesini, itaat edilmesini ve etkinlik göstermesini sağladıkları da kaydedildi.

Sanıklar hakkında ifade veren gizli tanığın, terör örgütü PKK'nın hedefi olacağı, bu nedenle "gizli" olarak dinlendiği belirtilen kararda, şu ifadelere yer verildi:

"30 yıldan bu yana binlerce insanın ölümünden sorumlu, konuşan üyelerini hain diye infaz eden, acımasızlığıyla ünlü, cezalandıracağı kişinin yanı sıra ailesine ve mal varlığına zarar veren bu örgütün varlığı karşısında tanığın, örgütün sistemini ve elebaşlarını anlattığı gerçeği karşısında, kendisi, ailesi ve akrabalarının can ve mal güvenliği açısından ciddi bir korku duyması haklı ve makul bir sebep olarak değerlendirilmiştir. Bu dava, terör örgütü üyesi bir kişinin yaptığı faaliyetlere ilişkin değildir. Bu dava, terör örgütü PKK ile organik bağı olan ve bağlılığı da KCK sözleşmesiyle belirlenen, infaz edebilme yetkisine haiz kişilerin faaliyetlerine ilişkin davadır. Dolayısıyla bu kişileri ve bunların faaliyetlerini anlatan tanığın, PKK'nın hedefinde olacağı ve kimlik bilgilerinin öğrenilmesi halinde zarar göreceğine ilişkin kanaat sahibi olması haklı ve makul bir sebeptir."

Gizli tanığın "açık" olarak beyanının alınması durumunda kendisi, ailesi ve yakınlarının can ve mal emniyetinin tehlikeye uğrayacağı bildirilen kararda, çapraz sorgu durumunda hangi kişinin tanıklık yaptığını rahatlıkla tespit edebilecek gücü ve olanağı bulunan, bulduklarını infaz eden bir terör örgütünün varlığı dikkate alındığında, gizli tanıkların duruşmada ses ve görüntülerinin değiştirilmesinin, tanıkların korunmasını sağlamakta yeterli olmayacağı kanaatine varıldığı anlatıldı.

"KCK, PKK ile organik bağı bulunan bir terör örgütüdür"

KCK sisteminin sadece sözleşmeden ibaret olmadığını, buna istinaden çıkarılan sözde yasa, yönetmelik ve tüzüklerin bulunduğuna işaret edilen kararda, KCK'nın sözde anayasasında belirtilen hususların yapılanmada mevzuat haline dönüştürüldüğü belirtildi.

Kararda, KCK sisteminde yer alan kent meclislerinin, halk üzerindeki baskıyı artırmak, demokratik eylem görünümü altında şiddet eylemlerini gerçekleştirmek amacıyla kurulduğuna dikkati çekilerek, şu değerlendirmelerde bulunuldu:

"Bir siyasi partinin belediye başkan yardımcıları, encümeni, ilçe yönetimi üyesi ve yöneticileri olan sanıkların kent meclisi toplantılarına katılarak, mahalle ve köy meclislerinden gelen raporları değerlendirmek, örgütsel nitelikte eleştiri ve öz eleştiride bulunmak, önderlik olarak bahsettikleri Abdullah Öcalan'ın görüşme notları ile diğer örgüt yöneticisi konumundakilerin açıklamalarını okumak şeklindeki eylemleri salt siyasi faaliyet kapsamında görülemeyecektir. KCK, PKK ile organik bağı bulunan bir terör örgütüdür. Bu yapılanma PKK sistemi içerisinde sözleşmede belirtilen hedefleri gerçekleştirmek için kurulan üst yönetim kadrosudur. Yargısı, ekonomisi, devlet kurumları, eğitim teşkilatı, sağlık teşkilatı, yasaması ve yürütmesi ve kolluğu olan paralel devlet yapılanmasıdır."

"Belediye makamını terör örgütünü meşrulaştırmak için kullanmış"

Kararda, dava kapsamında 8 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılan dönemin Van Büyükşehir Belediye Başkanı Bekir Kaya'nın, belediye başkanlığı görevinin sağladığı güçle terör örgütü adına yürüttüğü faaliyetleri siyasi parti veya belediye faaliyeti olarak gösterip legallik görüntüsü vermeye çalıştığı bildirildi.

Demokratik Toplum Kongresi, kent ve mahalle meclislerinin doğrudan terör örgütü PKK'nın uzantıları olduğu, Kaya'nın da belirtilen yasa dışı faaliyetlerin tamamına doğal delege olarak katıldığına yer verilen kararda, şu ifadeler yer aldı:

"Sanık, yardıma muhtaç insanlara yardım yaparken örgüt açısından değerli olup olmadığını araştırmış ve dikkate almıştır. Kamu gücünü terör örgütü PKK'nın menfaatleri doğrultusunda kullanmıştır. Halka hizmet için kullanılması gereken belediye başkanlığı görevini terör örgütünün meşrulaştırması amacıyla kullanmıştır. Yargılama yetkisini kullanmış ve vatandaşları, terör örgütünün gücünü arkasına alarak yaptıkları yargılama faaliyetine itaat etmeleri hususunda zorlamıştır."

"Gençlerin eylemlere katılmasını engelleyen velileri tehdit etmişler"

Sanıkların gençlerin sokak olaylarına katılmasına engel olmaya çalışan velileri tehdit ettiği, terörist yakını olup "değer ailesi" olarak nitelendirilen kişileri önemsedikleri, terör örgütüne yönelik operasyonları engellemek maksadıyla yapılan eylemlere katıldıkları belirtilen kararda, tüm dosya kapsamındaki deliller doğrultusunda cezalandırıldıklarına yer verildi.

Yargıtay 16. Ceza Dairesinin bozma kararının ardından Van 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yeniden görülmeye başlanan davada, "terör örgütü PKK/KCK'ya üye olmak" suçundan eski Van Büyükşehir Belediye Başkanı Kaya, Cüneyt Caniş, Nezahat Ergüneş, Halis Çakır, Metin Adugit, Mihriban Şah, Murat Durmaz ile Veli Avcı'yı 8 yıl 9'ar ay, İhsan Güler, Abdulkerim Sayan, Mehmet Şirin Yıldız ve Derviş Polat'ı 7 yıl 6'şar ay, Hecer Sarihan'ı da 6 yıl 3 ay hapis cezası verilmişti.

Kaynak: AA
Editör: AA

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam